Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Mizan’ul Hikmet (hikmetin ölçüsü) benim, Ali de onun dilidir.” (İhkak’ul Hak, 6/46)

 

Mizan’ul Hikmet

 

11. Cilt

 

Muhammed Muhammedi REYŞEHRİ

 

Çeviri

 

Kadri ÇELİK

 

Tatbik

 

Nuri DÖNMEZ

 

E-Kitap:  http://kitab.nur-az.com/tr  -  http://gadir.free.fr

 

 

İçindekiler

 

 

3431. Bölüm.. 4

Tekebbür. 4

3432. Bölüm.. 6

Kibriya Allah’a Mahsustur. 6

3433. Bölüm.. 7

Kibrin Anlamı (1). 7

3434. Bölüm.. 9

Kibrin Anlamı (2). 9

3435. Bölüm.. 10

Kibrin Hakikati 10

3436. Bölüm.. 11

Kibir İçinde Yürümeyi Kınamak. 11

3437. Bölüm.. 12

Mütekebbir. 12

3438. Bölüm.. 12

Kendisiyle Kibirlenmenin Doğru Olmadığı Şey. 12

3439. Bölüm.. 13

Tekebbürün Sebebi 13

3440. Bölüm.. 14

Kibrin Tedavisi 14

Allame Meclisi’nin kibrin tedavisi hususundaki sözü. 15

3441. Bölüm.. 16

Kibri Ortadan Kaldırmak. 16

3442. Bölüm.. 17

Kibrin Etkileri 17

3443. Bölüm.. 18

Her kim Kibirlenirse Allah Onu Aşağılık Kılar. 18

3444. Bölüm.. 19

Kibirli İnsanların Yeri 19

3445. Bölüm.. 22

Kitap ve Yazmak. 22

3446. Bölüm.. 22

Yazarlık ve Yazarın Şahsiyeti 22

3447. Bölüm.. 23

İlmi Yazmaya Teşvik  23

3448. Bölüm.. 24

Yazmanın Sevabı 24

3449. Bölüm.. 24

Allah’ın Nazil Buyurduğu Kitaplar  24

3450. Bölüm.. 24

Yazmanın Adabı 24

3451. Bölüm.. 27

Yazışmak. 27

3452. Bölüm.. 27

Mektubun Cevabını Yazmaya Teşvik. 27

3453. Bölüm.. 29

İslam Devrimi’nin Sırlarını Gizlemenin Lüzumu. 29

3454. Bölüm.. 30

Devrim Sırlarını İfşa Etmekten Sakınmak  30

3455. Bölüm.. 31

Sır Saklayan Kulu Övmek. 31

3456. Bölüm.. 34

Yalan. 34

3457. Bölüm.. 36

Yalan Huyların En Aşağılık Olanıdır. 36

3458. Bölüm.. 36

Yalan ve İman. 36

3459. Bölüm.. 37

Yalan Her Kötülüğün Anahtarıdır. 37

3460. Bölüm.. 38

Ciddi veya Şaka Yalan Söylemeyi Terk Etme Emri 38

3461. Bölüm.. 39

Küçük Yalan. 39

3462. Bölüm.. 40

Yalan Söylemenin Sebebi 40

3463. Bölüm.. 41

Kezzab (Çok Yalan Söyleyen Kimse). 41

3464. Bölüm.. 41

Yalanın Neticesi 41

Yalancı kimsenin kurtuluşa eremeyeceği hakkında bir açıklama  44

3465. Bölüm.. 45

En Çirkin Yalan. 45

3466. Bölüm.. 46

Yalanın Caiz Olduğu Yerler. 46

3467. Bölüm.. 47

Tebriye. 47

3468. Bölüm.. 49

Yalan Sözler Dinlemek  49

3469. Bölüm.. 50

Yalancı Arzulardan Sakındırmak. 50

3470. Bölüm.. 53

Yücelik. 53

3471. Bölüm.. 54

Keramet ve Yücelik  54

3472. Bölüm.. 55

Kerim ve Yüce İnsan  55

3473. Bölüm.. 58

Yüce İnsanların Ahlakından Örnekler  58

3474. Bölüm.. 59

Yüce İnsanlardan Uzak Olan Hasletler. 59

3475. Bölüm.. 60

Yüce İnsanların Gazabından Sakındırmak. 60

3476. Bölüm.. 60

Yüce İnsanlara İkramda Bulunmaya Teşvik. 60

3477. Bölüm.. 61

İkramda Bulunmak. 61

3478. Bölüm.. 62

İzzet ve Yüceliği Reddetmek. 62

3479. Bölüm.. 63

Saygının Edep Etmediği Kimse. 63

3480. Bölüm.. 63

İnsanların En Saygını 63

3481. Bölüm.. 64

İnsanlara Saygı Göstermek Kendine Saygı Göstermektir  64

3482. Bölüm.. 66

En Temiz Kazanç. 66

3483. Bölüm.. 66

Kazançlar. 66

Velayetin (Yöneticiliğin) Kısımlarıyla İlgili Açıklama. 67

Ticaret Çeşitleriyle İlgili Açıklama. 68

Kira ve İcarla İlgili Açıklama. 68

Zanaatla İlgili Açıklama  70

Malları İnfak ve Harcama Yolları 70

Yenilmesi Helal Olan Şeyler. 71

Eti Yenen Hayvanlar  71

Yenilmesi Helal Olan Yumurtalar. 72

Yenilmesi Helal Olan Deniz Hayvanları 72

Helal İçecekler. 72

Giyilmesi Câiz Olan Elbiseler. 72

Câiz Evlilikler. 72

3484. Bölüm.. 73

El Emeği İle Kazanmaya Teşvik. 73

3485. Bölüm.. 75

Kınanmış Kazançlar  75

3486. Bölüm.. 76

Kazanç (çeşitli). 76

3487. Bölüm.. 78

Tembellik. 78

3488. Bölüm.. 79

Tembellik ve Dirliksizlikten Sakınmak. 79

3489. Bölüm.. 80

Gevşeklikten ve İhmalden Sakınmak  80

3490. Bölüm.. 80

Tembelliğin Alameti 80

3491. Bölüm.. 81

Tembellikten Uzaklaşmak İçin Allah’tan Yardım Dilemek. 81

3492. Bölüm.. 83

Küfür Şirkten Daha Eskidir. 83

3493. Bölüm.. 84

Küfrün Sebepleri 84

3494. Bölüm.. 85

Kafir. 85

3495. Bölüm.. 87

Küfrün En Küçük Derecesi 87

3496. Bölüm.. 88

Küfrün Erkanı ve Sütunları 88

3497. Bölüm.. 89

Allah’ın Kitabında Küfrün Çeşitleri 89

3498. Bölüm.. 93

Kefaretler. 93

3499. Bölüm.. 94

Hiçbir Kefareti Olmayan Günah. 94

3500. Bölüm.. 97

İyiliğe İyilikle Karşılık Vermek. 97

3501. Bölüm.. 98

Kötülüğe Kötülükle Karşılık Vermek. 98

3502. Bölüm.. 99

Uygunsuz Karşılık Vermek. 99

3503. Bölüm.. 99

İntikam Almayı Kınamak. 99

3504. Bölüm.. 100

İyiliğe Kötülükle Karşılık Vermek. 100

3505. Bölüm.. 100

Kötülüğe İyilikle Karşılık Vermek. 100

3506. Bölüm.. 101

Verdiğin Elle Alırsın (Ettiğini Bulursun)  101

3507. Bölüm.. 103

Teklif. 103

3508. Bölüm.. 105

Allah Herkesi Gücü Oranında Mükellef Kılar. 105

3509. Bölüm.. 108

Tekellüf. 108

3510. Bölüm.. 109

Kendini Tekellüfe Düşüren Kimsenin Nişaneleri 109

3511. Bölüm.. 113

Söz. 113

3512. Bölüm.. 113

Sözün Büyük Tesiri 113

3513. Bölüm.. 114

Çirkin Sözden Sakınmak. 114

3514. Bölüm.. 114

Boş Sözden Kaçınmaya Teşvik. 114

3515. Bölüm.. 115

Çok Konuşmayı Kınamak. 115

3516. Bölüm.. 116

Boş Konuşmaktan Sakınmak. 116

3517. Bölüm.. 117

Çok Konuşmaktan Sakınmak. 117

3518. Bölüm.. 117

Çok Konuşmak Kalbi Öldürür. 117

3519. Bölüm.. 118

Az Konuşmayı Övmek  118

3520. Bölüm.. 119

Konuşmacı ve Sözün Bağı 119

3521. Bölüm.. 119

Söz Amelin Bir Parçası Konumundadır. 119

3522. Bölüm.. 120

Her Bildiğini Aşikar Kılmayı Kınamak. 120

3523. Bölüm.. 120

Söz İlaç Gibidir. 120

3524. Bölüm.. 121

Konuşmanın Sessizlikten Üstün Oluşu. 121

3525. Bölüm.. 122

Sessizliğin Konuşmaktan Üstünlüğü. 122

3526. Bölüm.. 122

Sessizlik. 122

3527. Bölüm.. 123

Konuşmaktan Üstün Olan Sessizlik. 123

3528. Bölüm.. 123

Allah’ın Veli Kullarının Suskunluğu. 123

3529. Bölüm.. 124

En İyi Söz. 124

3530. Bölüm.. 124

Kapsamlı Söz (lafzı az anlamı çok olan söz)  124

3531. Bölüm.. 125

Güzel Konuşmanın Fazileti 125

3532. Bölüm.. 126

Söz Çeşitli 126

3533. Bölüm.. 129

Kemal 129

3534. Bölüm.. 129

Kemalin Azlığını Bilmenin Önemi 129

3535. Bölüm.. 129

Kamil Kadınlar. 129

3536. Bölüm.. 130

Kemale Erişme Sebepleri 130

3537. Bölüm.. 130

Kamil İnsanın Özellikleri 130

3538. Bölüm.. 133

Akıllı ve Zeki Kimse  133

3539. Bölüm.. 134

Uyanıklık. 134

3540. Bölüm.. 134

Zeki İnsanların Özellikleri 134

3542. Bölüm.. 135

Zekilerin En Zekisi 135

3543. Bölüm.. 136

İnsana Zekilik Olarak Yeten Şey. 136

3544. Bölüm.. 139

Soysuzluk-Aşağılık  139

3545. Bölüm.. 139

Aşağılık Kimsenin Özellikleri 139

3546. Bölüm.. 141

İnsanların En Aşağılık Olanı 141

3547. Bölüm.. 141

Aşağılık Kimseler. 141

3548. Bölüm.. 143

Elbise. 143

3549. Bölüm.. 144

Giyimde Ölçülü Olmak  144

3550. Bölüm.. 145

Her Zamanın En Hayırlı Elbisesi O zamanın İnsanlarının Giydiği Elbisedir. 145

3551. Bölüm.. 147

Zinet Elbisesi ve İbadet Elbisesi 147

3552. Bölüm.. 148

Sarık. 148

3553. Bölüm.. 149

Yasak Elbiseler. 149

3554. Bölüm.. 152

İnatçılık. 152

3555. Bölüm.. 155

Sakal 155

3556. Bölüm.. 157

Dil 157

3557. Bölüm.. 157

İnsan Dilinin Altında Gizlidir. 157

3558. Bölüm.. 158

Dil Vesilesiyle Ortaya Çıkan Hasletler. 158

3559. Bölüm.. 158

Erkeğin Güzelliği Dilinin Akıcılığındandır  158

3560. Bölüm.. 159

Dil İyilik ve Kötülüğün Anahtarıdır. 159

3561. Bölüm.. 159

Dilin İmanın Doğruluğundaki Rolü  159

3562. Bölüm.. 160

Akıllı İnsanın Dili Kalbinin Ötesindedir  160

3563. Bölüm.. 160

Dilin Hakkı 160

 

 

3564. Bölüm.. 160

İnsanın Esenliği Dilini Korumadadır. 160

3565. Bölüm.. 161

Dilin Sürçmesi 161

3566. Bölüm.. 162

Dilin Fitnesi 162

3567. Bölüm.. 162

Dil Tehlikesi 162

3568. Bölüm.. 163

Dilin Sürçmelerinden Sakınmak. 163

3569. Bölüm.. 163

Dili Hapsetmek. 163

3570. Bölüm.. 164

Dilin Afetleri 164

3571. Bölüm.. 164

Dilin Azabı 164

3572. Bölüm.. 165

Birkaç Nadir Hadis  165

3573. Bölüm.. 167

Lanet 167

3574. Bölüm.. 168

Mel’un (Lanet Edilmiş Kimsler). 168

3575. Bölüm.. 171

Dünya ve Ahirette Lanet Edilen Kimseler. 171

3576. Bölüm.. 174

Boş Şey. 174

3577. Bölüm.. 179

Bulunmuş Eşya. 179

3578. Bölüm.. 181

Görüşme Şevki 181

3579. Bölüm.. 182

Şevkin Nedenleri 182

3580. Bölüm.. 183

Allah İle Görüşmeyi Seven Kimse. 183

3581. Bölüm.. 185

Kur’an da (Allah ile) Görüşmek. 185

3582. Bölüm.. 189

Oyalanma. 189

5383. Bölüm.. 190

Oyalanmanın Neticeleri 190

3584. Bölüm.. 191

Oyalanma Düşkünü Kimse. 191

3585. Bölüm.. 191

İman ve Oyalanma. 191

3586. Bölüm.. 192

Müminin Oyalanması 192

3587. Bölüm.. 193

Kuşbazlık. 193

3588. Bölüm.. 195

Homoseksüellik. 195

3589. Bölüm.. 195

Homoseksüelliğin Haram Kılınış Sebebi 195

3590. Bölüm.. 196

Homoseksüellik eden Kimse. 196

3591. Bölüm.. 196

Meful (Homoseksüel)  196

3592. Bölüm.. 199

Kendini Kınamak. 199

3593. Bölüm.. 199

Nice Kınanmış Kimsenin Günahı Yoktur. 199

3593. Bölüm.. 200

Kınamak ve Kınamanın Adabı 200

3595. Bölüm.. 200

Kınamada Aşırı Gitmek  200

3596. Bölüm.. 203

Örnekler. 203

3597. Bölüm.. 203

Örneklerin Hükmü. 203

3598. Bölüm.. 204

Hak ve Batıl Örneği 204

3599. Bölüm.. 204

Allah Yolunun Örneği 204

3600. Bölüm.. 205

Peygamber’in (s.a.a) Ümmetinin ve Risaletinin Örneği 205

3601. Bölüm.. 207

Peygamber (s.a.a) ve Kıyametin Misali 207

3602. Bölüm.. 207

Kur’an’ın Misali 207

3603. Bölüm.. 208

Peygamberin (s.a.a) Ümmetinin Misali 208

3604. Bölüm.. 209

Peygamberin (s.a.a) Ehl-i Beyt’inin Örneği 209

3605. Bölüm.. 211

En Yüce Örnek. 211

3606. Bölüm.. 211

Temiz bir Ağaç Misali 211

3607. Bölüm.. 214

Çirkin Sözün Örneği 214

3608. Bölüm.. 214

Müminin Örneği 214

3609. Bölüm.. 216

Kafirin Misali 216

3610. Bölüm.. 223

Kafirin Örneği 223

3611. Bölüm.. 226

3612. Bölüm.. 234

Küfreden Kimselerin Örneği 234

3613. Bölüm.. 235

İmam Eden Kimselerin Örneği 235

3614. Bölüm.. 235

Mümin ve Kardeşinin Örneği 235

3615. Bölüm.. 236

Allah’ın Hadlerini İkame Eden Kimse İle Allah’ın Hadlerini İcra Etmede İhmalkarlık Eden Kimsenin Örneği 236

3616. Bölüm.. 237

Kur’an Okuyan Kimsenin Örneği 237

3617. Bölüm.. 238

Kur’an Hafızının Örneği 238

3618. Bölüm.. 238

Mücahidin Misali 238

3619. Bölüm.. 238

Savaşan ve Ücret Alan Kimsenin Örneği 238

3620. Bölüm.. 239

Beş Vakit Namazın Örneği 239

3621. Bölüm.. 239

Arkadaş Örneği 239

3622. Bölüm.. 239

Allah Yolunda İnfak Eden Kimsenin Misali 239

3623. Bölüm.. 240

Gösteriş İçin Sadaka Veren Kimsenin Misali 240

3624. Bölüm.. 240

Haram Maldan Sadaka Veren Kimsenin Misali 240

3625. Bölüm.. 240

Kötülükten Sonra İyiliğin Örneği 240

3626. Bölüm.. 241

Alimlerin Örneği 241

3627. Bölüm.. 241

Amelsiz Alimin Örneği 241

3628. Bölüm.. 241

Amelsiz Alimin Örneği 241

3629. Bölüm.. 243

İlmini Başkalarına Öğretmeyen Alimin Hikayesi 243

3630. Bölüm.. 243

Cahil Abidin Örneği 243

3631. Bölüm.. 243

Genç Yaşta İlim Öğrenen Kimsenin Misali 243

3632. Bölüm.. 243

Kötülükten Başka Bir Şey Demeyen Kimsenin Örneği 243

3633. Bölüm.. 244

Sonradan Zengin Olmuş Birine Muhtaç Olmanın Örneği 244

3634. Bölüm.. 244

Bağışladığı Şeyi Geri Alan Kimsenin Örneği 244

3635. Bölüm.. 244

Arzu ve Ölümün Örneği 244

3636. Bölüm.. 247

Nefsin Örneği 247

3637. Bölüm.. 247

Dünyanın Misali 247

3638. Bölüm.. 248

Dünyaya Tutkuyla Bağlanan Kimsenin Misali 248

3639. Bölüm.. 248

İyi İşlerin İptal Oluşunun Örneği 248

3640. Bölüm.. 248

Allah’ı Zikreden Kimsenin Misali 248

3641. Bölüm.. 250

Resim-Heykel 250

3642. Bölüm.. 254

İmtihan. 254

İmtihan ve İmtihan Gerçeği Hakkında Bir açıklama. 255

3643. Bölüm.. 264

Güzel Övgüye Layık Kimse. 264

3644. Bölüm.. 264

Övgüyü Kınamak. 264

3645. Bölüm.. 266

Övgünün Sonu. 266

3646. Bölüm.. 266

Övgüye Aldanmamak Gerekir. 266

3647. Bölüm.. 267

Övgüde Kısıtlı Davranmak. 267

3648. Bölüm.. 267

Öven Kimseye Cevap  267

3649. Bölüm.. 269

Birini Yersiz Yere Övmek. 269

3650. Bölüm.. 270

Övgüye Sevinmeyi Kınamak. 270

3651. Bölüm.. 271

Kötü Kimseyi Övmekten Sakınmak. 271

3625. Bölüm.. 271

Kendini Övmekten Sakınmak. 271

3653. Bölüm.. 272

Kendini Övmenin Reva Olduğu Yerler. 272

3654. Bölüm.. 275

Kadın ve Erkeğin Kur’an’da Eşitliği 275

Felsefi Bir İnceleme ve Karşılaştırma. 275

3655. Bölüm.. 276

Peygamber’in (s.a.a) Yanındaki Kadınların Temsilcisi 276

3656. Bölüm.. 280

Erkeklerin Kadınlar Üzerindeki Yöneticiliği 280

Tefsir. 280

Erkeklerin Kadınları Yönetmelerinin Anlamı Hakkında. 283

3657. Bölüm.. 284

Kadınların En İyi Hasletleri 284

3658. Bölüm.. 284

Yöneticiliği Kadınlara Havale Etmekten Sakınmak. 284

3659. Bölüm.. 286

Kadın Sevgisini Övmek  286

3660. Bölüm.. 286

Kadın Sevgisini Kınamak  286

3661. Bölüm.. 286

Kadınlara Tutkun Olmak  286

3662. Bölüm.. 287

Kadın (çeşitli). 287

3663. Bölüm.. 289

Mürüvvet 289

3664. Bölüm.. 289

Mürüvvetin Anlamı (1)  289

3665. Bölüm.. 291

Mürüvvetin Anlamı (2)  291

3666. Bölüm.. 292

Mürüvvet Sayılan Şey  292

3667. Bölüm.. 293

Mürüvvetin Esası 293

3668. Bölüm.. 293

Mürüvvetin Başlangıcı ve Sonu. 293

3669. Bölüm.. 294

Mürüvvetin Kemali 294

3670. Bölüm.. 295

Mürüvvetin En İyisi ve En Kötüsü. 295

3671. Bölüm.. 295

Mürüvveti Olmayan Kimse. 295

3672. Bölüm.. 296

Mürüvvet Ehlinin Hatalarını Bağışlamak  296

3673. Bölüm.. 298

Hastalık. 298

3674. Bölüm.. 299

Hastalıkta Ecir Yoktur  299

3675. Bölüm.. 301

Hastalığı Gizlemek. 301

3676. Bölüm.. 301

Hastalandığı Halde Şikayette Bulunmayan Kimse. 301

3677. Bölüm.. 302

Hastalığını Doktorlardan Gizleyen Kimse. 302

3678. Bölüm.. 302

Esenliğe Dert Yeterlidir  302

3679. Bölüm.. 303

Hastalık Çeşitleri 303

3680. Bölüm.. 303

Hastayı Ziyaret Etmek  303

3681. Bölüm.. 304

Hastayı Ziyaret Adabı 304

3682. Bölüm.. 305

Hastayı Ziyaret Etmenin Hikmeti 305

3683. Bölüm.. 305

Hasta Gözükmek. 305

3684. Bölüm.. 306

Hastalık (çeşitli). 306

3685. Bölüm.. 308

Çekişmeyi Kınama ve Çekişmenin Etkileri 308

3686. Bölüm.. 309

Her ne Kadar Hak İçin de Olsa Çekişmekten Sakınmak. 309

3687. Bölüm.. 310

Kendisiyle Mücadele Edilmenin Doğru Olmadığı Kimse. 310

3688. Bölüm.. 310

Fazla Çekişmenin Etkileri 310

3689. Bölüm.. 313

Şakayı Övmek. 313

3690. Bölüm.. 314

Şakayı Kınamak. 314

3691. Bölüm.. 316

Şakalaşmak ve Alay Etmek. 316

3692. Bölüm.. 316

Fazla Şakalaşmak. 316

3693. Bölüm.. 319

Mesh-Dejenere. 319

Felsefi Bahis. 321

3694. Bölüm.. 326

Mesh Edilen (dejenere edilen) Soyun Kesilmesi 326

3695. Bölüm.. 328

Yol Yürümenin Adabı 328

3696. Bölüm.. 329

Nazlı ve Övünerek Yürümekten Sakındırmak. 329

3697. Bölüm.. 332

Hile. 332

3698. Bölüm.. 333

Hile ve Kandırma Ateştedir. 333

3699. Bölüm.. 335

Allah’ın Hilesi 335

İçindekiler

 

 

 

 


 

Kaf Harfi

 

ü el-Kibr (Kibir)

ü el-Kitab (Yazmak)

ü el-Mukatebe (Yazışmak)

ü el-Kitman (Gizlemek)

ü el-Kizb (Yalan)

ü el-Kerem (Kerem-Yücelik)

ü el-Kesb (Kazanç)

ü el-Kesel (Gevşeklik)

ü el-Küfr (Küfür)

ü el-Keffaret (Kefaret-Bedel)

ü el-Mukafat (Mükafat-Karşılık)

ü et-Teklif (Teklif)

ü et-Tekellof (Zorluğa Düşmek)

ü Kelam (Söz)

ü Kemal (Kemal)

ü Kiyaset (Akıllılık)

ü el-Lu’m (Soysuzluk-Aşağılık)

ü el-Libas (Elbise)

ü el-Lecac (İnatçılık)

ü el-Lihye (Sakal)

ü el-Lisan (Dil)

ü el-Len (Lanet)

ü el-Leğv (Boş Şey)

ü el-Lukte (Bulunmuş Eşya)

ü el-Lika (Görüşmek)

ü el-Lehv (Oyalanma)

ü el-Livat (Eşcinsellik-Homoseksüellik)

ü el-Melamet (Kınamak)

ü el-Emsal (Örnek-Benzer)

ü et-Timsal (Resim ve Heykel)

ü el-İmtihan (İmtihan)

ü el-Medh (Övmek)

ü el-Mir’et (Kadın)

ü el-Muruvvet (Mürüvvet)



453. Konu

 

el-Kibr

Kibir

 

F Bihar, 73/179, 130. Bölüm; el-Kibr

F Kenz'ul-Ummal, 3/525, 828; el-Kibr

F Kenz'ul-Ummal, 3/830; İlac’ul-Kibr

 

 

 


bak.

F 61. konu, el-Cebbar; 357. konu, et-Taassub; 547. konu, et-Tevazu’; el-Gazab, 3078. Bölüm; el-Ahiret, 33. Bölüm

 



 

3431. Bölüm

 Tekebbür

 

Kur’an:

“İblis’ten başka bütün melekler secde etmişlerdi. O, büyüklük taslamış ve küfredenlerden olmuştu.”[1]

“Ona, “İn oradan, orada büyüklenmek sana düşmez, defol, sen alçağın birisin” dedi.”[2]

17206.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Tekebbürden sakın. Şüphesiz tekebbür en büyük günah ve en çok kınanmış ayıptır ve tekebbür İblis’in süsüdür.”[3]

17207.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Tekebbürden sakının. Zira İblis’i Adem’e secde etmekten alıkoyan tekebbür idi.”[4]

17208.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “O halde Allah’ın şeytana yaptığından ibret alın. Öyle ki uzun amelini, yoğun çabalarını bir anlık tekebbüründen dolayı boşa çıkardı… İblisten başka, onun gibi bir günah işledikten sonra kim Allah karşısında emanda kalabilir?”[5]

17209.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Gönlünüzde gizledi­ğiniz şu asabiyet ateşini, cahiliye kinini söndürün. Çünkü, Müslüman’daki bu yersiz kıskançlık, şeytanın vesvese, tekebbür, bozgunculuk ve üflemesinden­dir. Tevazuyu başlarınızın üstüne, büyüklenme duygusunu ayakları­nızın altına alın ve boyunlarınızdaki kibri atın. Tevazuyu kendiniz ile düşmanınız olan İblis ve askerleri arasında bir sığınak edinin.”[6]

17210.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın azaba ve belaya uğrattığı sizden önceki büyüklenen ümmetlerin başlarına gelenlerden uğradıkları cezadan düştükleri zorluklardan ve zilletlerinden  ibret alın… Zamanın musi­betlerinden Allah’a sığındığınız gibi, kibir açısından da Allah’a sığının.”[7]

17211.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah için, Allah için, bu dünyada azgınlıktan, ahirette zulmün korkunç cezasından ve kibrin kötü akıbetinden sakının. Çünkü, bu (kibir) , iblisin büyük av usulü, büyük tuzak şe­klidir. Bu, insanların gönüllerine öldürücü ze­hirler gibi girerek onları zehirler; asla başarısız olmaz, hiç kimseyi vuruşunda da hata etmez. Ne alim bilgisiyle, ne de yoksul olan yoksulluğuyla (ondan kurtulup bir yol bulabilir. ) ”[8]

17212.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Tekebbürden sakının. Zira bazen bir elbise giymek bile insanı kibirlenmeye sürükler.”[9]

17213.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Tekebbür, bazen her sınıftan en düşük kimselerde bile görülür…Bir gün Allah Resulü (s.a.a) Medine sokaklarının birinden geçiyordu. Zenci bir kadın sokağın ortasında hayvanların gübresini topluyordu. O kadına, “Allah Resulü’nün (s.a.a) yolundan kenara çekil” denilince o kadın, “Yol geniştir” dedi. Ashap onu kenara itmek isteyince Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu: “Onu bırakın, şüphesiz o dik başlı bir kadındır.”[10]

17214.  İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanın kalbinde bir miktar kibir ortaya çıkınca az olsun veya çok aynı miktarda insanın aklı da azalır.”[11]

17215.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Tekebbürden sakın. Şüphesiz tekebbür azgınlığın başı ve rahman olan Allah’a isyan etmektir.”[12]

17216.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Tekebbür helak edici bir huydur. Her kim bu hasletle kendini çoğaltmak (büyütmek) isterse azalır (küçülür) .”[13]

17217.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En çirkin huy tekebbürdür.”[14]

17218.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim tekebbürden temizlenirse yücelik elde eder.”[15]

17219.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “O insan; rahimlerin karanlıklarında gizlice tasarlanıp karar­laştırılan dökülmüş erlik suyu ve yaratılışı noksan bir kan parçası, bir pıhtı değil miydi?... Ama o büyüyüp geliştiğinde tekebbüre kapıldı.”[16]

17220.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Tekebbürden uzak durunuz. Zira kul sürekli tekebbür eder ve sonunda aziz ve celil olan Allah şöyle buyurur: “Bu kulumun adını da ve zorbalar arasına yazınız.”[17]

17221.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İnsan sürekli tekebbür eder, bu yolda ilerler ve sonunda zorbalardan yazılır. Böylece zorbaların başına gelen şey onun da başına gelir.”[18]

17222.  İmam Ali (a.s)  takva sahiplerinin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: “Bir kimseden uzaklaşması, temizliğinden ve zühdündendir. Bir kimseye yaklaşması, yumuşaklığı ve acımasındandır. Uzaklaşması büyüklükten ve kibirden; yaklaşması da hile ve tuzaktan değildir.”[19]

17223.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Emir sahiplerinin insanların salihlerince en aşağı sayılan durumları, kendilerini övülme sevgisine kaptırmaları, işlerini kibirlenerek yapmalarıdır.”[20]

17224.  İmam Ali (a.s) , yüce Peygamber’in fazileti hakkında şöyle buyurmuştur: “Allah onu insanlar şaşkınlık içinde delalete düşmüş­ken gönderdi. Fitneye dalmışlar, heva ve hevesleri onları azdır­mış ve kibir onların ayaklarını kaydırmıştı.”[21]

17225.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ben Allah yolunda hiçbir kınayıcının kınamasına aldırış etmeyen topluluktan biriyim… Onlar kibirlenmezler, üstünlük taslamazlar, hıyanet etmezler ve (yeryüzünde) fesat çıkarmazlar.”[22]

 

3432. Bölüm

Kibriya Allah’a Mahsustur

 

Kur’an:

“O, kendisinden başka ilah olmayan, hükümran, çok kutsal; esenlik veren, güvenlik veren, görüp gözeten, güçlü, buyruğunu her şeye geçiren, ulu olan Allah’tır. Allah putperestlerin koştukları eşlerden münezzehtir.”[23]

“Göklerde ve yerde azamet yalnız O’nundur. O azimdir ve hakimdir.”[24]

17226.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz kibriya ve büyüklük alemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur.”[25]

17227.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hamd, izzet ve kibriya sahip olan, bu iki sıfatı ya­rattıklarına vermeyen Allah’a mahsustur. Onları ken­disi ile başkaları arasında bir sınır kıldı, yüce zatı için seçti.”[26]

17228.  İmam Hasan (a.s) , kendisine, “Sende tekebbür vardır” diyen birine şöyle buyurmuştur: “Asla! Tekebbür sadece Allah’a mahsustur. Benim vücudumda ise izzet vardır. Nitekim Allah-u Teala şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz izzet, Allah’ın, Peygamberinin ve müminlerindir.”[27]

17229.  İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kibir Allah’ın ridasıdır (örtüsüdür) ve (dolayısıyla) mütekebbir insan bu ilahi ridayı elde etmek için Allah ile savaşa kalkışmıştır.”[28]

17230.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Yüce ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: “Kibriya benim ridamdır (örtümdür) ve azamet benim elbisemdir. Her kim bunların biri hakkında benimle savaşmaya kalkışırsa, onu ateşe atarım.”[29]

17231.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kibir Allah’ın örtüsüdür. O halde her kim ondan bir şey hakkında Allah ile savaşmaya kalkışırsa Allah onu baş aşağı ateşe atar.”[30]

17232.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “ Allah, kulların­dan birinin kibirde bulunmasına izin verseydi, onu peygamberleri ve evliyası arasından seçerdi. Fakat onlar için bü­yüklük taslamayı kötü gördü, onlar için tevazuya razı oldu.”[31]

 

3433. Bölüm

Kibrin Anlamı (1)

 

Kur’an:

“Size bir peygamber nefsinizin hoşlanmadığı bir şey getirdikçe, büyüklük taslayarak, bir kısmını yalancı sayıp, bir kısmını öldürür müsünüz?”[32]

“Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları, ayetlerimden yüz çevirteceğim. Onlar bütün ayetleri görseler yine de iman etmezler.”[33]

bak. A’raf, 113, 36, 40; Neml, 22; Yunus, 75.

Kibrin Münezzeh olan Allah karşısında büyüklenmek olduğunu ve hakkı inkar anlamına geldiğini belirten ayetler 58 ayete ulaşmaktadır. Kur’an’a müracaat ediniz.

17233.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey Ebuzer! Her kim ölür de kalbinde bir zerre tekebbür olursa, daha önce tövbe etmedikçe asla cennetin kokusunu alamaz.” O şöyle arzetti: “Ey Allah’ın Resulü! Ben güzelliği seviyorum. Hatta kırbacımın ve ayak bağımın bile güzel olmasını severim. Bundan dolayı korkmam gerekir mi?” Peygamber şöyle buyurmuştur: “Kalbini nasıl buluyorsun?” O şöyle arzetti: “Kalbimi hakkı tanımış ve hak ile itminana ermiş olarak buluyorum.” Peygamber şöyle buyurdu: “O halde bu haletin kibir değildir. Aksine kibir hakkı terk etmen, haksızlığa yönelmen ve insanlara hiçbirinin haysiyetinin senin haysiyetin gibi olmadığı ve hiçbirinin kanının da senin kanın gibi olmadığı gözüyle bakmandır.”[34]

17234.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kalbinde zerre miktarınca kibir bulunan kimse asla cennete giremez.” Bir şahıs şöyle arzetti: “İnsan elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasını sever.” Peygamber şöyle buyurdu: “Allah güzeldir ve güzeli sever. Kibir ise hak karşısında kibirlenmek ve insanları küçümsemektir.”[35]

17235.  İmam Bakır veya İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan kimse asla cennete giremez.” Muhammed b. Müslim şöyle diyor: “Ben istirca da bulundum (inna lillah ve inna ileyhi raciun dedim.)” İmam şöyle buyurdu: “Neden istircada bulunuyorsun?” Ben şöyle arzettim: “Sizden işittiğim söz sebebiyle.” İmam şöyle buyurdu: “Bu senin sandığın gibi değildir. Aksine benim maksadım (hakkı) inkar etmektir ve hakikatte kibirden maksat, hakkı inkar etmektir.”[36]

17236.  İmam Sadık (a.s) Abdullah b. Talha’ya şöyle buyurmuştur: “Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan bir kul asla cennete giremez ve kalbinde hardal tanesi kadar iman bulunan bir kul da asla cehenneme giremez.” Ben (ravi) şöyle arzettim: “Fedan olayım, insan bazen elbise giyer, bir bineğe biner, acaba bu kibrin nişanesi midir?” İmam şöyle buyurdu: “Böyle değildir, aksine kibir hakkı inkar etmektir, iman ise hakkı itiraf etmektir.”[37]

17237.  Muhammed b. Ömer b. Yezid babasından şöyle dediğini rivayet etmektedir: “İmam Sadık’a (a.s) şöyle arzedildi: “Ben güzel yemek yiyorum, güzel kokular kullanıyorum ve rahvan (dolu dizgin, dört nala) bineğe biniyorum. Köleler arkamdan hareket ediyor. Eğer bu iş de bir tür tekebbür ise bu işten el çekeyim.” İmam Sadık (a.s) bir müddet suskun kaldıktan sonra şöyle buyurdu: “Lanet edilmiş zorba kimse, insanları hor sayan ve hakkı tanımayan kimsedir.”[38]

17238.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Huzuyu aradım. Onu sadece hakkı kabul etmekte buldum. O halde hakkı kabul edin. Zira hakkı kabul etmek insanı tekebbürden uzaklaştırır.”[39]

17239.  İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim, “Esteğfirullah ve etubu ileyh” (Allah’tan mağfiret dilerim ve Allah’a dönerim) derse, ne müstekbirdir ve ne de zorba. Zira müstekbir nefsinin hakkında kendisine galebe çaldığı günahı hususunda ısrar eden ve dünyayı ahirete tercih eden kimsedir.”[40]

17240.  İmam Sadık (a.s)  kendisine, “İlhadın (inkarın) en azı nedir?” diye sorulunca şöyle buyurmuştur: “Tekebbür, ilhadın en küçük mertebesidir.”[41]

bak. el-Hakk, 896. Bölüm

 

3434. Bölüm

Kibrin Anlamı (2)

 

17241.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “En büyük tekebbür insanları aşağılık saymak ve hakkı hafife almaktır.” Abdul A’la b. A’yen şöyle diyor: “Ben şöyle arzettim: “Halkı aşağılık saymak ve hakkı hafife almak nedir?” İmam şöyle buyurdu: “Hak karşısında cahillik etmek ve hak ehlini kötülemektir. O halde her kim böyle yaparsa aziz ve celil olan Allah ile ridası (azamet örtüsü) hakkında savaşa girişmiş olur.”[42]

17242.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Tekebbür, insanları aşağılaman ve hakkı hor görmendir.”[43]

17243.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim kibirden boş bir kalple Me’zemey’den[44] geçerse Allah onu bağışlar.” Ravi şöyle diyor: “(Ben) kibir nedir?” diye arzedince İmam şöyle buyurdu: “İnsanları küçümsemek ve hakkı hafife almaktır.”[45]

17244.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim kibirden temizlenmiş bir kalple Mekke’ye girerse Allah günahlarını affeder.” Abdulmelik, “Ben, “kibir nedir?” diye arzedince İmam şöyle buyurdu: “İnsanları hor görmek ve hakkı hafife almaktır?” Ben, “Bu nasıl olur?” diye arzedince de İmam şöyle buyurdu: “Hak karşısında cahillik etmek ve hak ehlini kötülemekle.”[46]

 

3435. Bölüm

Kibrin Hakikati

 

17245.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim diğerlerinden üstün olduğuna inanırsa o müstekbirlerden sayılır.” Hafs b. Gıyaz şöyle diyor: “Ben şöyle arzettim: “Eğer bir günahkarı görür ve günahsızlık ve iffeti sebebiyle de kendisini ondan üstün görürse nasıldır?” İmam şöyle buyurmuştur: “Heyhat, heyhat! Kim bilir belki o bağışlanır ama seni hesaba çekerler. Musa’nın (a.s) sihirbazlarının hikayesini okumadın mı?”[47]

17246.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Mekke vadisine vardığınızda yıpranmış veya eskimiş veya kaba elbiselerinizi giyiniz. Zira kibirden temizlenmiş bir kalple Mekke vadisine giren kimseyi Allah bağışlar.” Abdullah b. Ebi Ya’fur şöyle sordu: “Kibrin haddi nedir?” İmam şöyle buyurdu: “Kibrin haddi insanın güzel elbise giymesi, kendisine bakması ve insanların kendisini bu elbiseler içinde görmesini istemesidir.” İmam daha sonra bu ayeti tilavet buyurdu: “Şüphesiz insan kendi nefsi hakkında basiret sahibidir.”[48]

Şöyle diyorum: Ebu Hamid Gazali kibrin hakikati hakkında şöyle yazmaktadır: “Bil ki kibir zahir ve batın diye ikiye ayrılmaktadır. Batın (gizli) olan kibir nefiste olan bir huydur. Zahir olan kibir ise insanın yaptığı amellerdir. Kibrin batıni huy hakkında kullanılması daha gerçekçidir. Zira insanların amelleri de o huyun neticesidir ve kibir hasleti o davranışların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu yüzden amellerinde kibir ortaya çıkınca, “kibre kapıldı” demektedirler. Eğer davranışlarında kibir ortaya çıkmazsa o zaman da, “ruhun da kibir vardır” derler. Dolayısıyla asıl olan nefisteki huydur ve insanın kendisini karşısında tekebbüre kapıldığı kimseden üstün görmesi anlamındadır. Zira kibir iki ciheti gerektirmektedir: Birincisi hakkında tekebbüre kapıldığı kimse ve ikincisi de o şahsa karşı tekebbüre kapılmasına neden olan konu. Kibrin kendini beğenme hasletinden farkı da buradadır. Zira kendini beğenmek sadece kendisinin varlığını gerektirir. Hatta dünyada bir tek insan bile yaratılmış olsaydı, yine de o şahsın kendisini beğenmesi mümkün olurdu. Ama mütekebbirin varlığı ikinci bir şahsın varlığı olmaksızın mümkün değildir. Zira ikinci şahıs sayesinde insan kemal sıfatlarına sahip olma hususunda kendisini ondan üstün görmektedir ve burada tekbbüre ve kendisini üstün görmeye saplanmaktadır. Mütekebbir olmak için kendini büyük görmek de yeterli değildir. Zira insan bazen kendini büyük görür, ama başkasını kendisinden daha büyük veya dengi olarak görür ve dolayısıyla da ona karşı tekebbüre kapılmaz. Aynı şekilde başkalarını küçümsemek de yeterli değildir. Zira başkalarını küçük görür, ama kendisini de onlardan daha küçük veya dengi görürse yine de tekebbüre kapılmış olmaz. Dolayısıyla kendisi için bir mertebe, başka birisi için de bir mertebeye inanması ve daha sonra kendi mertebesini ondan daha üstün görmesidir. Bu üç itikat sayesinde insanda kibir huyu ortaya çıkmaktadır. Yoksa bu görüşün bizzat kendisi kibir değildir. Bu görüş ve inanç onda kibir ruhunu ortaya çıkarmakta ve neticede kalbinde bir tür gurur, kendini beğenmişlik, sevinç, bu inancına dayanma ortaya çıkmaktadır. Bu kendisiyle övünmesi, kendinden hoşlanması ve bu inanca dayanması, kibir huyunun bizzat ta kendisidir. Bu yüzden Peygamber (s.a.a) de şöyle buyurmuştur: “Allah’ım! Tekebbürün nefhasından (üflemesinden), sana sığınırım.”[49]

 

3436. Bölüm

Kibir İçinde Yürümeyi Kınamak

 

Kur’an:

“Yeryüzünde böbürlenerek yürüme, çünkü sen ne yeri delebilir ve ne de boyca dağlara ulaşabilirsin.”[50]

“İnsanları küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme; Allah, kendini beğenip övünen hiç kimseyi şüphesiz ki sevmez.”[51]

“Rahman kulları yeryüzünde mütevazi yürürler. Bilgisizler kendilerine takıldıkları zaman onlara güzel ve yumuşak söz söylerler.”[52]

17247.  İmam Bakır (a.s) , Allah-u Teala’nın, “Yeryüzünde böbürlenerek yürüme” ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: “Yani tekebbür ve büyüklenerek yürüme”[53]

17248.  Resulullah (s.a.a) , bir topluluğun yanından geçince şöyle buyurmuştur: “Buraya neden toplandınız?” Onlar şöyle arzettiler: “Ey Allah’ın Resulü! Bu deli bayılmış ve biz de onun etrafına toplanmış bulunmaktayız.” Peygamber şöyle buyurdu: “O deli değildir, aksine hastadır.” Daha sonra şöyle buyurdu: “Sizleri gerçek delinin kim olduğundan haberdar kılmayayım mı?” Onlar şöyle arzettiler: “Haberdar kıl ey Allah’ın Resulü!” Peygamber şöyle buyurdu: “Gerçek deli kibir içinde yürüyen kimsedir. O kibir içinde bakar, omuzlarını hareket ettirir, Allah’a isyan eder ve bu haline rağmen Allah’ın cennetini arzular. Hiç kimse onun şerrinden güvende değildir ve hayrı ümit edilmemektedir. Asıl deli budur. O şahıs ise hastadır.”[54]

17249.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah eşine karşı yetmiş yaşında bir insan (gibi duran) yolda yürürken ve görünürde ise yirmi yaşında (bir genç gibi) duran kimseden nefret eder.”[55]

17250.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah-u Teala yirmi yaşında olduğu halde seksen yaşındaki gibi duran kimseyi sever ve yirmi yaşındaki genç gibi davranan altmış yaşında (kibirle yürüyen)  kimseden nefret eder.”[56]

bak. el-Meşiy, 3696. Bölüm

 

3437. Bölüm

Mütekebbir

 

17251.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İnsanların en çok nefret edileni mütekebbir kimsedir.”[57]

17252.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü bana en uzak olanınız çok konuşanlar, yani müstekbirlerdir.”[58]

17253.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Nezdimde en çok nefret edileniniz ve ahirette bizden en uzak olanınız, boş konuşan, sözü uzatan ve mütefeyhiklerdir.” Ashap şöyle arzetti: “Ey Allah’ın Resulü! Çok konuşan ve sözü uzatanları biliyoruz. Mütefeyhikler de kimlerdir?” Peygamber şöyle buyurdu: “Onlar, mütekebbir kimselerdir.”[59]

17254.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sen Allah’ın yanında mütekebbir kişilerden sayılırken ondan mütevazi kişilerin ecrini mi arzuluyorsun?!”[60]

17255.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Mütekebbir olan kimse yok olmaktan güvende değildir.”[61]

 

3438. Bölüm

Kendisiyle Kibirlenmenin Doğru Olmadığı Şey

 

17256.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Başlangıcı nütfe, sonu leş ve bu arada ise dışkı dağarcığı olan kimsenin bu duruma rağmen tekebbüre kapılmasına şaşarım.”[62]

17257.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Dün nutfe olan yarın da leş olacak olan mütekebbir şahısa şaşarım.”[63]

17258.  İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Nütfeden yaratılan, yarın leşe dönüşecek olan ve bu arada da kendisine ne yapılacağını bilmeyen kendini öven mütekebbir kimseye şaşarım.”[64]

17259.  İmam Bakır (a.s), mevlamız Hz. Sadık’ın (a.s) dışkının ne olduğunu sorması üzerine şöyle buyurmuştur: “Dışkı insanoğlunun küçük görülmesi içindir. Böylece dışkısını kendisiyle taşıyarak kibre kapılmasını önlemek için karar kılınmıştır.”[65]

17260.  İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: “Selman-i Farsi ve bir şahıs arasında bir tartışma meydana geldi. O şahıs Selman’a şöyle dedi: “Sen kimsin ki ey Selman!” Selman şöyle dedi: “Ben, benim ve senin başlangıcın necis bir nutfe, benim ve senin sonu kokuşmuş bir leştir. Kıyamet günü olduğunda teraziler kurulunca, her kimin amel terazisi ağır olursa, şüpesiz o büyüktür. Her kimin terazisi hafif gelirse o da aşağılıktır.”[66]

17261.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “ Allah kendisine hiç bir üstünlük vermediği halde, şeytanın burnuna üflediği kibirle, kalbindeki öfkeyle tutuşan büyüklük ateşine düşüp nefsindeki haset düşmanlığı yüzünden, kardeşine (Habil'e) kibirlenen kişi (Kabil) gibi olma. Allah kibri yüzünden onu cezalandırdı, pişmanlığa düşürdü.”[67]

 

3439. Bölüm

Tekebbürün Sebebi

 

17262.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Tekebbür veya zorbalık eden herkes, bunu mutlaka nefsinde bulduğu bir aşağılık kompleksinden dolayı yapmaktadır.”[68]

17263.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Tekebbür eden herkes, bunu nefsinde bulduğu bir zilletten dolayı yapmaktadır.”[69]

17264.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her mütekebbir kimse, hordur.”[70]

17265.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sadece düşük olan kimse kibre kapılır.”[71]

17266.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sadece düşük ve adı şanı belli olmayan kimse tekebbüre kapılır.”[72]

Ebu Hamid Gazali tekebbürün sebepleri ve onu harekete geçiren faktörler  hususunda şöyle demektedir: “Bil ki kibir deruni ve batıni bir haslettir. Zahirde ortaya çıkan ahlak ve davranışlar o huyun neticesi ve ürünüdür ve onları tekebbür olarak adlandırmak gerekir. Kendini büyük görmek ve kendi değerini başkalarından üstün görmek gibi uygunsuz anlamlara özgü bir isimdir. Bu deruni huya sebep olan şeyin sadece bir sebebi vardır ve o da anlamını açıklayacağımız, kendini beğenmekten kaynaklanmaktadır. Bu huy adeta mütekebbir insanın ruhuna asılmaktadır. Zira insan ilminden amelinden veya kendisiyle ilgili olan herhangi bir şeyden hoşlandığında ve onlara oranla kendini beğenmişliğe düştüğünde neticede kendini büyük görmekte ve tekebbüre kapılmaktadır. Zahiri kibrin ise üç nedeni vardır. Bir nedeni mütekebbir şahsın vücudundadır. Bir nedeni ise kendisine tekebbürde bulunduğu kimsenin varlığındadır. Bir sebebi ise bu iki unsurdan başkasıyla ilgilidir. Mütekebbir şahsın vücudunda olan sebep kendini beğenmişliktir. Kendisine tekebbürde bulunduğu şahıs ile ilgili vücudunda bulunan sebep ise ona karşı içinde taşıdığı kin ve hasadettir. Bu iki unsurdan başkasıyla ilgili sebep ise riya ve gösteriştir. O halde zahiri kibrin sebepleri bu itibarla dört şeydir: Kendini beğenmişlik, kin, hasadet ve riya.”[73]

bak. el-Kizb, 3462. Bölüm

 

3440. Bölüm

Kibrin Tedavisi

 

17267.  İmam Hasan (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın büyüklüğünü tanıyan kimsenin kendini büyük görmesi doğru değildir. Zira Allah’ın azametini bilen kimselerin yücelikleri tevazu göstermelerinde ve Allah’ın azamet ve celalini tanıyanların izzeti de zillet izharında bulunmalarındadır.”[74]

17268.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’ı tanıyan kimselerin kendisini büyük görmesi doğru değildir.”[75]

17269.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah Adem’i ışığı gözleri alan, görünüş güzelliği akılları durduran ve kokusu nefesleri kesen bir nurdan yaratmak isteseydi yaratırdı; böylece boyunlar ona eğilir, meleklerin imtihanı hafiflerdi. Fakat Allah; birbirinden ayırmak, büyüklenenleri içlerinden kovmak ve kendini beğenmişleri onlardan uzaklaştırmak için yarattıklarını aslını bilmedikleri bazı şeylerle imtihan etmektedir.”[76]

17270.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Eğer elçiler, karşı konulmaz bir kuvvete… sahib olsalardı halk öğütlerini daha kolay kabul eder, onlara karşı durmazlardı… Allah peygamberlerine uymayı, kitaplarını tasdik etmeyi, kendisine huşu etmeyi, emrini kabul etmeyi ve itaatine teslim olmayı kendisine has kılmış ve başka şeylerle karışmasını dilememiştir. Bela ve imtihan ne kadar büyük olursa, sevabı ve ödülü de o kadar çok olur.”[77]

17271.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kalplerindeki kibri çıkarsın, yerine ruhlarına huzuyu yerleştirsin ve yüzlerine rahmet kapılarını açsın diye Allah, kullarını çeşitli zorluklarla imtihan etmekte, sorunlarla ibadete davet etmekte ve çeşitli belalara düçar kılmaktadır.”[78]

17272.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah mümin kullarını bundan; namazlarla, zekatlarla, farz kılınmış günlerdeki orucun gayretiyle; ellerini ayaklarını sakinleştirip gözlerini sakındırarak; nefislerini ezip gönüllerine tevazu vererek ve kendini beğenmeyi onlardan gidererek korur… Bunların içinde bulunan, övünme belirtilerini yok eden, kibrin izlerini bile yasaklayan hükümlere bakın.”[79]

17273.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah imanı şirki temizlemek için farz kılmıştır ve namazı da insanları kibirden uzaklaştırmak için farz kılmıştır.”[80]

 

Allame Meclisi’nin Kibrin Tedavisi Hususundaki Sözü

Kibrin dermanı ve tevazu elde etmenin tedavisinin, ilmi ve ameli bir metodu vardır. İlmi metodu insanın kendisini ve Allah’ı tanımasıdır. Bu tek başına kibir hasletinin vücudundan temizlenmesine yeterli bir sebeptir. Zira insan kendisini hakkıyla tanıdığı taktirde zatı gereği her düşük şeyden daha düşük olduğunu ve her küçük şeyden daha küçük bulunduğunu anlar. Dolayısıyla da tevazu zillet ve düşüklükten başka bir şeye layık olmadığını görür. Rabbini tanıdığı taktirde ise büyüklük ve azametin hakkında pak zatına layık olduğunu anlar. Kibrin köklerini ortadan kaldırmanın ilmi yolu budur.

Ama kibri tedavi etmenin ameli metodu ise Allah ve yaratıcı karşısında mütevazi olmasıdır ve mütevazi kimselerin huylarına temiz ve layık kimselerin hal ve davranışlarına, toprağa oturup, “Ben de kulum (köleyim) köleler gibi yer ve köleler gibi içerim” diyen Peygamber’in ahvaline sahip olmaya çalışmasıdır.”[81]

bak. 3438, 3432. Bölümler

 

3441. Bölüm

Kibri Ortadan Kaldırmak