Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Mizan’ul Hikmet (hikmetin ölçüsü) benim, Ali de onun dilidir.” (İhkak’ul Hak, 6/46)

 

Mizan’ul Hikmet

 

14. Cilt

 

Muhammed Muhammedi REYŞEHRİ

 

Çeviri

 

Kadri ÇELİK

 

Tatbik

 

Nuri DÖNMEZ

 

E-Kitap:  http://kitab.nur-az.com/tr  -  http://gadir.free.fr

 

 

İçindekiler

 

 

4006. Bölüm.. 3

Hediyenin Sevgideki Rolü  3

4007. Bölüm.. 3

Hükümet Yöneticilerine Hediye Vermenin Haram Oluşu. 3

4008. Bölüm.. 6

Müşriğin Hediyesini Kabul Etmekten Sakınmak. 6

4009. Bölüm.. 7

Hediye Kabul Etmeye Teşvik. 7

4010. Bölüm.. 8

Hediye Çeşitleri 8

4011. Bölüm.. 8

En İyi Hediye. 8

4012. Bölüm.. 9

Bağışı Geri Almak. 9

4013. Bölüm.. 10

Hediye Vermenin Adabı 10

4014. Bölüm.. 10

Mübarek Mekanlara Hediye Vermek. 10

4015. Bölüm.. 13

İhtiyarlık. 13

4016. Bölüm.. 13

Yaşlılık Zamanında Gençleşen Şey. 13

4017. Bölüm.. 13

Yaşlılığa Sebep Olan Şey  13

4018. Bölüm.. 16

Helak Olma Sebepleri (1) 16

4019. Bölüm.. 19

Helak Olma Sebepleri (2) 19

4021. Bölüm.. 25

Himmeti Yüce Olmak  25

4022. Bölüm.. 26

Himmetin Şerafetteki Rolü  26

4023. Bölüm.. 26

Önem Verilmesi Gereken Şey. 26

4024. Bölüm.. 27

Himmetinin Doruğuna Ulaşan Kimseler. 27

4025. Bölüm.. 27

Himmetlerin En Yücesi 27

4026. Bölüm.. 28

Yüce Himmetli Olmanın Sonuçları 28

4027. Bölüm.. 29

Zeki İnsanların Himmeti 29

4028. Bölüm.. 30

Himmetin Kısalığı 30

4029. Bölüm.. 32

Himmeti Karnı Olan Kimse. 32

4030. Bölüm.. 33

Himmeti Dünya Olan Kimse. 33

4031. Bölüm.. 35

Heva ve Heves Tehlikesi 35

4032. Bölüm.. 36

Şehvetlerin Tehlikesi 36

4033. Bölüm.. 37

Lezzetlerin Tehlikesi 37

4034. Bölüm.. 38

Heva ve Heves İbadet Edilen Bir İlahtır. 38

4035. Bölüm.. 38

Heva ve Heves Basireti Kör Eder. 38

4036. Bölüm.. 39

Heva ve Hevesin Başlangıcı ve Sonu. 39

4037. Bölüm.. 39

Her kim Şehvetle Arkadaş Olursa, Nefsi Hasta Olur  39

4038. Bölüm.. 40

Şehvete Kulluktan Sakınmak. 40

4039. Bölüm.. 40

Gizli Şehvetlerden Sakındırmak. 40

4040. Bölüm.. 40

Heva ve Hevese Uymak  40

4041. Bölüm.. 42

Heva ve Hevese Muhalefet Göstermek. 42

4042. Bölüm.. 44

Heva ve Hevesle Savaşmak  44

4043. Bölüm.. 44

Kurtuluş Şehvetlere Muhalefettedir. 44

4044. Bölüm.. 45

Heva ve Hevesin Akla Galebe Çalması 45

4045. Bölüm.. 46

Aklın Heva ve Hevese Galebe Çalması 46

4046. Bölüm.. 47

İnsanların En Güçlüsü Heva ve Hevesine Galip Gelendir. 47

4047. Bölüm.. 48

Şehveti Güçsüz Kılan Şey  48

4048. Bölüm.. 49

Aklı Güçlendiren Şey  49

4049. Bölüm.. 49

İtaatlerin En Üstünü Şehvetleri Terk Etmektir  49

4050. Bölüm.. 50

Her kim Şehvetine Galebe Çalırsa, Aklı Aşikar Olur  50

4051. Bölüm.. 51

Her kim Şehvetine Galip Gelirse Nefsine Sahip Olur  51

4052. Bölüm.. 51

Her kim Heva ve Hevesine Üstün Gelirse Dünya Mecburen Ona Yönelir  51

4053. Bölüm.. 55

Emanetler. 55

4054. Bölüm.. 55

Allah’ın Emanetleri 55

4055. Bölüm.. 58

Miras. 58

Birkaç Bölümde İlmi İnceleme. 60

1-Mirasın Ortaya Çıkışı 60

2-Mirasın Tedrici Değişimi 61

3-Uygar Milletlerde Miras  61

4-Bu Ortamda İslam Ne Yaptı?. 64

5-İslam’a Göre Kadınların ve Yetimlerin Durumu  67

6-Yeni Misras Kanunları 69

7-Miras Sistemlerinin Karşılaştırılması 71

8-Vasiyet 71

4056. Bölüm.. 72

Mirasın Engelleri 72

4057. Bölüm.. 73

Peygamberlerin Mirası 73

4058. Bölüm.. 76

Vera (sakınma) 76

4059. Bölüm.. 78

Sakınmanın Neticesi 78

4060. Bölüm.. 79

Sakınmanın İbadetteki Rolü. 79

4061. Bölüm.. 79

Veranın Anlamı 79

4062. Bölüm.. 82

Vera Sahibi (Sakınan Kimse) 82

4063. Bölüm.. 82

İnsanların En Çok Sakınanı 82

4064. Bölüm.. 85

Vezir. 85

Tefsir. 85

4065. Bölüm.. 88

Vezirlerin En Kötüsü  88

4066. Bölüm.. 88

Ahlak Vezirleri (yardımcıları) 88

4067. Bölüm.. 90

Amellerin Terazileri 90

Tefsir. 90

4068. Bölüm.. 94

Kendilerine Terazilerin Kurulmadığı Kimse. 94

4069. Bölüm.. 97

Vesvese. 97

4070. Bölüm.. 98

Abdest ve Namazda Vesveseden Sakınmak  98

4071. Bölüm.. 99

Vesvesenin İlacı 99

4072. Bölüm.. 101

Allah’ın Vesveseyi Affetmesi 101

4073. Bölüm.. 103

Yardımlaşmak. 103

4074. Bölüm.. 107

Allah’ın İnsana Vasiyetleri 107

4075. Bölüm.. 108

Allah’ın Musa’ya (a.s) Vasiyetleri 108

4076. Bölüm.. 108

Allah’ın İsa’ya (a.s) Tavsiyeleri 108

4077. Bölüm.. 109

Hızır’ın (a.s) Musa’ya (a.s) Tavsiyeleri 109

4078. Bölüm.. 111

Allah’ın (c. C) Muhammed’e (s.a.a) Tavsiyeleri 111

4079. Bölüm.. 111

Resulullah’ın (s.a.a) Tavsiyeleri 111

4080. Bölüm.. 118

İmam Ali’nin (a.s) Tavsiyeleri 118

1-Hz. Ali’nin Oğlu Hasan’a (a.s) Tavsiyeleri 118

2-Oğlu Hüseyin’e (a.s) Tavsiyeleri 118

3-Oğlu Hasan ve Hüseyin’e (a.s) Vasiyetleri 118

4-Müslümanlara Tavsiyeleri 119

4081. Bölüm.. 119

Hz. Ali’nin Vefat Anındaki Tavsiyeleri 119

4082. Bölüm.. 120

İmam Zeyn’ül-Abidin’in (a.s) Vasiyetleri 120

4083. Bölüm.. 121

İmam Bakır’ın (a.s) Tavsiyeleri 121

4084. Bölüm.. 122

İmam Sadık’ın (a.s) Vasiyetleri 122

4085. Bölüm.. 126

İmam Kazım’ın (a.s) Tavsiyeleri 126

4086. Bölüm.. 126

İmam Cevad’ın (a.s) Tavsiyeleri 126

4087. Bölüm.. 131

İmam Askeri’nin (a.s) Tavsiyeleri 131

4088. Bölüm.. 134

Vasiyet 134

4089. Bölüm.. 134

Vasiyyet Adabı 134

4090. Bölüm.. 136

Varise Zarar Vermekten, Zulümden Ve Hakkı Yok Etmekten Sakındırmak  136

4091. Bölüm.. 137

Kendi Vasisi Olan Kimse  137

4092. Bölüm.. 139

Tevazu. 139

4093. Bölüm.. 142

Tevazunun Anlamı 142

4094. Bölüm.. 142

Yüceliğinden Dolayı Mütevazi Olan Kimse  142

4095. Bölüm.. 143

Tevazunun Adabı 143

4096. Bölüm.. 143

Zengine Zenginliği Sebebiyle Tevazu Gösteren Kimse. 143

4097. Bölüm.. 144

Tevazunun Alametleri 144

4098. Bölüm.. 145

Tevazunun Meyvesi 145

4099. Bölüm.. 146

Tevazu ve Yücelik. 146

4100. Bölüm.. 148

Tevazu Sahibi Olmaya Yardımcı Olan Şey. 148

4101. Bölüm.. 150

Abdest 150

4102. Bölüm.. 151

Abdestin Hikmeti 151

4103. Bölüm.. 151

Abdestin Etkileri 151

4104. Bölüm.. 152

Cefa. 152

4105. Bölüm.. 152

Sürekli Abdestli Olmanın Fazileti 152

4106. Bölüm.. 153

Abdesti Yenilemek. 153

4107. Bölüm.. 153

Allah Resulü’nün (s.a.a) Abdesti 153

4108. Bölüm.. 156

Vatan Sevgisi 156

4109. Bölüm.. 158

Vatanı Savunmak. 158

4110. Bölüm.. 159

Gurbet ve Vatan. 159

4111. Bölüm.. 160

Vatanların En Kötüsü  160

4112. Bölüm.. 162

Allah’ın Vaadi Haktır  162

4113. Bölüm.. 163

Vaad (Söz Vermek) Bir Borçtur. 163

4114. Bölüm.. 164

Vaad Etmek İki Kölelikten Biridir. 164

4115. Bölüm.. 165

Verilmemesi Gereken Vaadler. 165

4116. Bölüm.. 165

Sözünde Durmamayı Kınama. 165

4117. Bölüm.. 168

Öğütün Kalp Hayatındaki Rolü. 168

4118. Bölüm.. 168

Öğüt Dilemek. 168

4118. Bölüm.. 168

Öğüt Dilemek. 168

4119. Bölüm.. 169

Öğüt Verenlerin Çeşitleri 169

4120. Bölüm.. 170

Herşeyde Bir Öğüt Vardır  170

4121. Bölüm.. 170

En Açık Öğüt 170

4122. Bölüm.. 171

Allah’ın Öğütleri 171

4123. Bölüm.. 171

İsa’nın (a.s) Öğütleri 171

4124. Bölüm.. 186

Peygamber’in Öğütleri 186

4105. Bölüm.. 187

İmam Ali’nin (a.s) Öğütleri 187

4126. Bölüm.. 189

İmam Hasan’ın Öğütleri 189

4127. Bölüm.. 190

İmam Hüseyin’in (a.s) Öğütleri 190

4128. Bölüm.. 191

İmam Zeyn’ül-Abidin’in (a.s) Öğütleri 191

4129. Bölüm.. 192

İmam Bakır’ın (a.s) Öğütleri 192

4130. Bölüm.. 192

İmam Sadık’ın (a.s) Öğütleri 192

4131. Bölüm.. 193

İmam Kazım’ın (a.s) Öğütleri 193

4132. Bölüm.. 203

İmam Rıza’nın (a.s) Öğütleri 203

4133. Bölüm.. 204

İmam Cevad’ın (a.s) Öğütleri 204

4134. Bölüm.. 205

İmam Hadi’nin (a.s) Öğütleri 205

 

 

4135. Bölüm.. 205

Her kim Bir Konuşmacıya Kulak Verirse Ona İbadet Etmiş Olur. 205

4136. Bölüm.. 205

Öğüt Vermenin Adabı 205

4137. Bölüm.. 206

Deruni/Batıni Vaiz. 206

4138. Bölüm.. 206

Batıni Vaizi Olan Kimse  206

4139. Bölüm.. 206

Her kimin Deruni Vaizi Olmazsa. 206

4140. Bölüm.. 207

Kendisine Öğüdün Fayda Vermediği Kimse. 207

4141. Bölüm.. 208

Öğüt Kabul Etmeyen Öğütçü. 208

4142. Bölüm.. 209

Öğüt Dileyen Vaizin Sözlerinden Nurlanmaya Teşvik. 209

4143. Bölüm.. 209

Ameli Davet 209

4144. Bölüm.. 210

Öğüt Almaya Layık Olan Şey. 210

4145. Bölüm.. 213

Başarı 213

4146. Bölüm.. 216

Başarı Ve Yardımdan Mahrumiyet 216

4147. Bölüm.. 217

Başarı Sayılan Şey. 217

4148. Bölüm.. 217

Başarıya Sebep Olan Şey  217

4149. Bölüm.. 220

Vefa. 220

Tefsir. 220

4150. Bölüm.. 226

İnsanların En Vefasızı 226

4151. Bölüm.. 228

Vakar. 228

4152. Bölüm.. 229

Mümin Vakarlıdır. 229

4153. Bölüm.. 229

Vakara Sebep Olan Şey  229

4154. Bölüm.. 230

Metanetten Kaynaklanan Hasletler. 230

4155. Bölüm.. 232

Vakfetmek. 232

4156. Bölüm.. 237

Takva. 237

4157. Bölüm.. 238

Allah’ın Takvayı Tavsiyesi 238

4158. Bölüm.. 239

İmam Ali’nin (a.s) Takvayı Tavsiyeleri 239

4159. Bölüm.. 241

Takva Elbiselerin En Şerafetlisidir. 241

4160. Bölüm.. 242

Takva Ele Geçirilmez Bir Kaledir. 242

4161. Bölüm.. 243

Salahın Ve Doğruluğun Anahtarı Takvadır. 243

4162. Bölüm.. 244

Takva Hidayetin Anahtarıdır. 244

4163. Bölüm.. 245

Takva Yüceliğin Anahtarıdır. 245

4164. Bölüm.. 247

Takva Kalplerin İlacıdır  247

4165. Bölüm.. 247

Takva Sağlam Bir Kulptur  247

4166. Bölüm.. 248

Takvanın Amellerin Kabulundeki Rolü. 248

4167. Bölüm.. 249

Her kim Allah’tan Sakınırsa, Allah Ona Bir Çıkış Yolu Taktir Eder  249

4168. Bölüm.. 251

Takva Sahipleri 251

4169. Bölüm.. 252

Takva Sahiplerinin Özellikleri 252

4170. Bölüm.. 256

Takvaya Sebep Olan Şey  256

4171. Bölüm.. 257

Takvaya Engel Olan Şey  257

4172. Bölüm.. 258

Takva Hakkı 258

4173. Bölüm.. 259

Takvanın Anlamı 259

Takva ve Mertebeleri Hakkında Bir Kaç Bölüm Hakkında Bir Çift Söz  260

1-Kanun, Yüce Ahlak ve Tevhit 260

2-Dini Takva Şu Üç Şeyle Hasıl Olur : 264

3-Muhabbet Nasıl İhlasa Sebep Olur?. 266

4-Kulun Allah Vesilesiyle Halis Olması 268

4174. Bölüm.. 272

Takvanın Üsaresi 272

4175. Bölüm.. 273

İnsanların en Takvalısı 273

4176. Bölüm.. 273

Takva Sahiplerinin İmamı 273

4177. Bölüm.. 274

Akibet Takva Sahiplerinindir. 274

Hak din sonunda tüm dünyaya galip gelecektir  275

4178. Bölüm.. 279

Takiyye. 279

4179. Bölüm.. 281

Takiyyenin Caiz Olduğu Hususlar. 281

4180. Bölüm.. 281

Takiyyeyi Aşmaktan Sakınmak. 281

4181. Bölüm.. 283

Takiyyenin Caiz Olmadığı Hususlar. 283

4182. Bölüm.. 285

Tevekkül 285

4183. Bölüm.. 285

Tevekkülün Anlamı 285

Tevekkül hakkında Bir Çift Söz. 287

4184. Bölüm.. 288

Tevekkül Edenler. 288

4185. Bölüm.. 289

Tevekküle Sebep Olan Şey. 289

4186. Bölüm.. 290

Tevekkülün Neticesi 290

4187. Bölüm.. 292

Tevekkül ve İşlerin Kifayeti 292

4188. Bölüm.. 293

Tevekkülün Adabı 293

4189. Bölüm.. 295

Allah’a Yönelmek. 295

4190. Bölüm.. 296

Allah’tan Gayrisine Yönelmek. 296

4191. Bölüm.. 299

Tevekkülün Dereceleri 299

4192. Bölüm.. 299

Kendine Güven. 299

4193. Bölüm.. 302

Doğum.. 302

4194. Bölüm.. 302

Evladın Değeri 302

4195. Bölüm.. 303

Evlat Fitne Sebebidir  303

4196. Bölüm.. 304

Evlat Sevgisi 304

4197. Bölüm.. 305

Çocuklarla Çocuk Olmak  305

4198. Bölüm.. 306

Salih Evlat 306

4199. Bölüm.. 307

Kötü Evlat 307

4200. Bölüm.. 307

Kızı Sevmemekten Sakındırmak. 307

4201. Bölüm.. 309

Çocuklar Arasında Adalete Teşvik. 309

4202. Bölüm.. 311

Anne Babaya İyiliğe Teşvik. 311

4203. Bölüm.. 312

Her ne Kadar Kötü De Olsa Anne Babaya İyiliğe Teşvik. 312

4204. Bölüm.. 313

Ölümlerinden Sonra Anne Babaya İyilik Etmeye Teşvik. 313

4205. Bölüm.. 314

Cennet Annelerin Ayağı Altındandır. 314

4206. Bölüm.. 316

Anne Babaya Eziyet Etmek. 316

4207. Bölüm.. 317

Anne Babaya İtaat 317

4208. Bölüm.. 319

Anne Babaya İtaatsizlikten. 319

4209. Bölüm.. 319

Babanın Çocuk Üzerindeki Hakkı 319

4210. Bölüm.. 320

Hem Evlat ve He de Malı Babaya Aittir. 320

4211. Bölüm.. 320

Evladın Baba Üzerindeki Hakkı 320

4212. Bölüm.. 322

Çocuk Terbiyesi 322

4212. Bölüm.. 322

Evlat Terbiyesi 322

4213. Bölüm.. 324

Çocuğa Saygısızlık. 324

4214. Bölüm.. 326

Ulu’l-Emr (Emir Sahipleri) 326

İslâm Toplumunun Önderi ve Tutumu. 327

4215. Bölüm.. 331

Kötü Yöneticilerin İş Başına Geçmesine Sebep Olan Şey. 331

4216. Bölüm.. 332

Adil Yöneticiler. 332

4217. Bölüm.. 332

Zalim Yöneticiler. 332

4218. Bölüm.. 333

Yöneticilerin Valilerin Zulmüne Ortak Oluşu  333

4219. Bölüm.. 334

Yöneticinin Kendisine Kaşrı Görevi 334

4220. Bölüm.. 335

Yöneticinin Yönetimindeki Önemli Görevleri 335

4221. Bölüm.. 336

Yöneticiye Merhametli ve Yumuşak Huylu Olmasının Farz Oluşu  336

4222. Bölüm.. 337

Yönetici Halkın Genelinin Rızayetini Elde Etmelidir. 337

4223. Bölüm.. 337

Yöneticinin İstihdam Hususunda Riayet Etmesi Gereken Şeyler. 337

4224. Bölüm.. 338

Yöneticinin Seçmemesi Gereken Kimse. 338

4225. Bölüm.. 338

Liyakatsiz Bir Şekilde Yüceltilen Kimse. 338

4226. Bölüm.. 338

Yöneticinin Kökten Sökmesi Gereken Şey  338

4227. Bölüm.. 339

Hakim Valilerini Araştırmalıdır. 339

4225. Bölüm.. 339

Kapıcı Edinmekten Sakındırmak. 339

4229. Bölüm.. 340

Harac İşlerini Araştırmanın Gereği 340

4230. Bölüm.. 341

Yöneticinin Müslümanların Malını Bağışlamaktan Sakınması 341

4231. Bölüm.. 342

Darda Kalan Borçlunun Borcunu Ödemek Yöneticinin Görevidir  342

4232. Bölüm.. 342

Yöneticinin Bizzat Yapması Gereken İşler  342

4233. Bölüm.. 343

Yöneticinin Mustaz’af Kimselere Teveccüh Etmesinin Farz Oluşu  343

4234. Bölüm.. 345

Evliyaullah’ın Özellikleri 345

4235. Bölüm.. 351

Ümitsizlik. 351

4236. Bölüm.. 352

İnsanların Elinde Olan Şeylerden Ümidini Kesmenin Faydaları 352

4237. Bölüm.. 355

Yetimlere Riayet Etmeye Teşvik. 355

4238. Bölüm.. 356

Yetim Malını Yemek  356

4239. Bölüm.. 357

Yetim Malını Yemenin Haram Oluşunun Sebebi 357

4240. Bölüm.. 357

Al-i Muhammed’in Yetimleri 357

4241. Bölüm.. 360

Yakin. 360

4242. Bölüm.. 361

Yakin Dinin Başıdır. 361

4243. Bölüm.. 361

Yakin İmanın Direğidir  361

4244. Bölüm.. 362

Yakin En Az Bulunur Şeydir. 362

4245. Bölüm.. 362

Yakin İbadettir. 362

4246. Bölüm.. 362

Yakin En Üstün İbadettir  362

4247. Bölüm.. 363

İmanın Nihai Hedefi Yakin Elde Etmektir  363

4248. Bölüm.. 364

İman ve Yakin Arasında  364

4249. Bölüm.. 364

İman Kalpte Sabittir Yakin İse Hatıralardır  364

4250. Bölüm.. 364

İlm’ul-Yakin. 364

4251. Bölüm.. 365

Hakk’ul-Yakin. 365

Tefsir. 365

4252. Bölüm.. 366

Yakinin Anlamı 366

4253. Bölüm.. 367

Yakin Sahibi Kimsenin Nişaneleri 367

4254. Bölüm.. 369

Müminin Yakini Amelinde Görülür. 369

4255. Bölüm.. 369

Yakini Yok Eden Sebepler. 369

4256. Bölüm.. 370

Yakinin Gevşekliği 370

4257. Bölüm.. 370

Yakini Kendisine Fayda Vermeyen Kimse. 370

4258. Bölüm.. 371

Yakinin Faydaları 371

1-Sabır. 371

2-İhlas. 371

3-Zühd. 372

4-Tevekkül 372

5-Rıza ve Hoşnutluk  372

6-Musibetleri Hafif Saymak. 373

4259. Bölüm.. 373

Yakinin Şubeleri 373

4260. Bölüm.. 374

Yakini Elde Etmek. 374

İman ve İmanın Artışı Hakkında Bir Çift Söz  375

İçindekiler. 379

 

 

 



533. Konu

 

el-Hediyye

Hediye-Armağan

 

F Bihar, 75/44, 38. Bölüm; el-Hediye

F Bihar, 103/188, 3. Bölüm; el-Hediye

F Kenz'ul-Ummal, 5/817, el-Hediye

F Vesail’uş-Şia, 12/212, 88. Bölüm; İstihbab’ul-İhda

 

 

 


bak.

F 458. Konu, el-Kerem; el-Ayb, 3016. Bölüm; el-İd, 3006. Bölüm; el-Akl, 2816. Bölüm; el-Hadis, 13538. Bölüm

 

 



 

 

4006. Bölüm

Hediyenin Sevgideki Rolü

 

Kur'an :

“Ben onlara bir hediye göndereyim de, elçilerin ne ile döneceklerine bakayım” dedi.”[1]

21172.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Hediyeleşin ki birbirinizi sevesiniz ve birbirinize hediye verin, zira hediyeleşmek kini giderir.” [2]

21173.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Birbirinizle hediyeleşin ki kalpleriniz birbirine karşı sevgiyle dolsun. Zira hediye kinleri ortadan kaldırır.”[3]

21174.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Birbirinize hediye götürünüz. Zira hediye kötülük dilemeleri kalpten çıkarır, düşmanlık kinlerini ve nefreti yok eder.”[4]

21175.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Hediye vermek kinleri göğüslerden çıkarır.”[5]

21176.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Hediyeleşmek sevgi doğurur, kardeşliği korur, kinleri ortadan kaldırır. Birbirinizle hediyeleşin ki birbirinizi sevesiniz.” [6]

21177.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Eğer Müslüman kardeşime kendisine fayda verecek bir hediyede bulunacak olursam bu benim nezdimde o hediyenin benzerini sadaka vermekten daha sevimlidir” [7]

 

4007. Bölüm

Hükümet Yöneticilerine Hediye Vermenin Haram Oluşu

 

21178.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İmama hediye vermek hıyanettir.”[8]

21179.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Valilere hediye vermek, bütünüyle haramdır.”[9]

21180.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Memurlara verilen hediye tümüyle haramdır.”[10]

21181.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim kardeşi için aracılık eder ve o da bu aracılığı sebebiyle kendisine bir hediye götürür, o da bu hediyeyi kabul ederse, şüphesiz faiz kapılarından büyük bir kapıya girmiş olurlar.”[11]

21182.  Ebu Hamid es-Saidi şöyle diyor: “Peygamber (s.a.a) Ben-i Esed kabilesinden İbn-i Utbiyye adlı birini zekat toplamakla görevlendirdi. O zekat mallarını getirince şöyle arzetti: “Bu sizin içindir, bu da bana hediye edilmiştir.”Allah Resulü (s.a.a) minbere çıktı… Allah’a hamdu sena ettikten sonra şöyle buyurdu: “Ne olmuş da memur gönderiyorum geri geldiğinde şöyle diyor: “Bu sana aittir, bu da bana! Neden anne babasının evinde oturduğu takdirde kendisine hediye getirilip getirilmediğine bakmıyor. Canım elimde olana yemin olsun ki o memur aldığını kıyamet gününde her ne kadar güçlü bir deve böğüren bir inek veya meleyen bir koyun da olsa sırtında taşıyacaktır.”[12]

21183.  İmam Ali (a.s) zulümden beri olduğunu belirterek şöyle buyurmuştur: “Bundan daha da ilginç bir şey oldu: Bir gece yarısı, birisi (Eşas b. Kays el-Kindi ki dinden döndüğü, sonradan Harici olduğu rivayet edilir) kapımızı çalarak kapalı bir kab içinde helva getirdi. O helvadan tiksindim. Adeta yılan kusmuğu veya zehiriydi. “Bu hediye midir, yoksa zekat veya sadaka mıdır?” diye sordum. “Eğer sadaka veya zekat ise bu biz Ehl-i Beyt'e haram kılınmıştır”dedim. “Bu ne zekattır ve ne de sadakadır; bu bir hediyedir” dedi. “Anan, ağlasın sana! Allah’ın diniyle gelip beni tuzağa mı düşüreceksin? Aklını mı kaybettin, şeytan mı çarptı, yoksa sayıklıyor musun!” dedim. “Vallahi, karıncanın ağzındaki arpanın kabuğunu alarak Allah’a isyan etmem için bana yedi iklim ve göklerin altında-kiler verilse gene de kabul etmem.”[13]

21184.  İmam Ali (a.s), Şam’a giderken kendisini görmeye gelen kendileriyle birlikte birkaç tatar atı getiren ve yanısıra yaya olarak koşan Enbar çiftçilerine şöyle buyurmuştur: “Bu beraberinizde getirdiğiniz atlar niçindir ve yaptığınız bu işten maksadınız nedir?” Onlar şöyle arzettiler: “Bu bizim emirlerimize saygı ve ihtiram olarak yaptığımız resmi bir iştir. Bu atları da size hediye için getirdik. Müslümanlar için de yiyecek temin ettik, hayvanlarınız için de bol miktarda ot getirdik.”İmam şöyle buyurdu: “Bunun saygı ve ihtiram olarak yaptığınız resmi bir iş olduğu sözünüze gelince biliniz ki Allah’a yemin olsun ki bu davranışınızın emirlere hiç bir faydası yoktur. Sizde bu iş sebebiyle can ve ruhunuzu sıkıntıya düşürmektesiniz. O halde artık bu işi tekrar etmeyin. Ama atlara gelince, eğer isterseniz onları sizden kabul ederim ve vergilerinizin yerine sayarım, onları sizden alırım. Ama bizler için hazırladığınız yemeğe gelince, biz sizin malınızdan değerini ödemedikçe bir şey yemeyi hoş görmeyiz.” Onlar şöyle arzettiler: “Ey Müminlerin Emiri! Biz ona kıymet koyarız, daha sonra da değerini sizden alırız.”İmam şöyle buyurdu: “Bu taktirde sizler gerçek kıymetini söylemezsiniz. O halde biz beraberimde olan azık ile yetiniriz.”Onlar şöyle arzettiler: “Ey Müminlerin Emiri! Bizim araplar arasında dostlarımız ve tanıdıklarımız vardır. Acaba bizi onlara hediye vermekten veya onları  bizim hediyelerimizi kabul etmekten sakındırıyor musun?” İmam şöyle buyurdu: “Bütün araplar, dostlarınızdır. Hiç bir müslüman sizin hediyenizi kabul etmemelidir. Eğer birisi sizden zorla alırsa bize haber verin.”Onlar şöyle arzettiler: “Ey Müminlerin Emiri! Biz hediye ve ikramımızı kabul etmenizi istiyoruz.”İmam şöyle buyurdu: “Eyvahlar olsun size! Biz sizden müstağniyiz.”Daha sonra onları terk etti ve yoluna devam etti.”[14]

Bak. Et-Tazim, 2753. Bölüm

21185.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bir hükümdar, sorunlarını ve ihtiyaçlarını kendisine iletmeleri için halka imkan ve izin vermediği taktirde, kıyamet günü de Allah ihtiyaçlarını kendisine iletmesine izin vermez. Eğer bir hükümdar hediye kabul ederse o hıyanet etmiş olur. Eğer rüşvet alırsa, müşriktir.”[15]

21186.  İmam Ali (a.s), Allah-u Teala’nın, “Çok haram mal yerler” ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: “Bu kimseden maksat, kardeşinin sorununu gideren ve ardından onun hediyesini kabul eden kimsedir.”[16]

21187.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey Ali! Bu kavim mallarıyla alda­na­cak, dinleriyle Rablerine minnet et­meye kalkışacak, rahmetini dileyecek, azabından emin olacak, haramını yalancı şüpheler ve gaflete düşürücü isteklerle helal kılacaklar. Böylece içkiye nebiz (şıra), rüşvete hediye, faize alışveriş adını takarak helal sayacaklar.”[17]

bak. 188. Konu, er-Rüşvet

 

4008. Bölüm

Müşriğin Hediyesini Kabul Etmekten Sakınmak

 

21188.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Biz hiç bir müşriğin hediyesini kabul etmeyiz.”[18]

21189.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Biz müşriklerin hediyesini kabul etmeyiz.”[19]

21190.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ben müşriklerin ihsanını hoş görmem.”[20]

21191.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah Resulü (s.a.a) müşriklerin hediyesini kabullenmekten sakındırdı. Maksadı Müslümanlara savaş açan müşriklerin hediyeleriydi.”[21]

21192.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Mülaib’ul-Esinne (adındaki meşhur bir savaşçı) Allah Resulü (s.a.a) için bir hediye getirdi. Peygamber ona İslam’ı kabul etmeyi teklif etti, ama o müslüman olmaktan sakındı, Peygamber şöyle buyurdu: “Ben bir müşriklerin hediyesini kabul etmem.”[22]

21193.  Resulullah (s.a.a), kendisine bir hediye getiren İyaz b. Himar’il-Mücaşi’i’ye şöyle buyurmuştur: “Müslüman oldun mu?” O, “hayır” dedi. Peygamber şöyle buyurdu: “Ben müşriğin bağışını kabullenmekten sakındırıldım.”[23]

21194.  Resulullah (s.a.a), müslüman olmadan önce kendisine bir at hediye etmek isteyen birine şöyle buyurmuştur: “Ben müşriklerin bağışını hoş görmem.”[24]

21195.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “İyaz, cahiliye zamanında önemli ve makam sahibi birisiydi. Ukaz ehli için hakimlik ediyordu. O Mekke’ye girdiği zaman, günahla kirlenmiş pis elbiselerini bedeninden çıkarıyor, Resulullah’ın (s.a.a) elbiselerini temiz olduğu için  alıyor, giyiniyor ve Ka’beyi tavaf ediyor, tavafı bittiği zaman da Peygamber’e (s.a.a) geri veriyordu. Peygamber (s.a.a) güçlenince de İyaz kendisi için bir hediye getirdi ve Resulullah (s.a.a) onun hediyesinin kabulden sakındı ve şöyle buyurdu: “Ey İyaz! Eğer müslüman olsaydın, hediyeni kabullenirdim. Aziz ve celil olan Allah benim müşriklerin hediyesini kabulümü hoş görmez.”Daha sonra İyaz İslam’ı kabul etti iyi ve gerçek bir müslüman oldu. Peygamber’e bir hediye takdim etti, Peygamber de onu kabul buyurdu.”[25]

21196.  İbrahim Kerhi şöyle diyor: “İmam Sadık’a (a.s) şöyle sordum: “Bir şahıs, büyük bir beldenin sahibidir, mehregan, veya nevruz bayramı olduğunda büyükleri ona bir takım hediyeler getiriyorlar, elbette onlar bu iş ile mükellef değillerdir, aksine bu işleriyle kendilerini ona yakınlaştırmak istiyorlar. (bu hediyelerin hükmü nedir?)” İmam Sadık (a.s) şöyle buyurdu: “Onlar namaz kılan kimseler değiller midir?” Ben şöyle arzettim: “Evet.” İmam şöyle buyurdu: “O halde hediyelerini kabullenmeli ve buna karşılık da onlara hediye vermelidir. Zira Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Eğer bir Müslüman bir koyunun paçasını dahi hediye getirse onu kabul ederim. Bu dinin bir parçasıdır. Eğer kafir ve münafık birisi, bana bir deve dolusu hediye getirecek olursa, onu kabul etmem. Bu da dinin bir parçasıdır. Aziz ve celil olan Allah, benim için müşriklerin ve münafıkların bağışlarını ve yiyeceklerini kabul etmeme rızayet göstermemiştir.”[26]

21197.  Hekim b. Hizam şöyle diyor: “Yemen’e yolculuk ettim, bir Zuyezen elbisesini aldım ve onu Resulullah (s.a.a) ile Kureyş arasındaki ilişkilerin bozulduğu bir dönemde kendisine hediye ettim. Peygamber şöyle buyurdu: “Ben hiç bir müşriğin hediyesini kabul etmem.”Böylece onu redetti, ben o elbiseyi sattım, Peygamber onu aldı ve giydi.”[27]

 

4009. Bölüm

Hediye Kabul Etmeye Teşvik

 

21198.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Bana her ne kadar bir ineğin veya koyunun paçası hediye edilse de onu kabul ederim.”[28]

21199.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Eğer bir inek veya koyun paçasını yemeye bile davet edilsem kabul ederim, eğer bana bir paça bile hediye edilse onu kabul ederim.”[29]

21200.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Eğer bana bir paça bile hediye edilse onu kabule derim. Eğer bir kol bile yemeye davet edilsem kabul ederim.”[30]

21201.  Ayşe şöyle diyor: “Peygamber hediyeyi kabul ediyor ve ona karşılık ödül veriyordu.”[31]

21202.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İnsanın kardeşine saygısı onun hediyesini kabul etmesi, nezdinde olan şeyleri ona hediye etmesi ve ona bir şey hediye etmek için kendisini zahmete düşürmemesidir.”[32]

21203.  Resulullah (s.a.a) acıdığından dolayı fakir bir kadının hediyesini kabul etmeyen Aişe’ye şöyle buyurmuştur: “Neden onu kabul etmedin ve kendisini aşağıladığını düşünmemesi için ona mütekabilen hediyede bulunmadın? Ey Aişe mütevazi ol! Zira Allah tevazu sahiplerini sever ve mütekebbir kimselerden nefret eder.”[33]

bak. el-Kerem, 3478. Bölüm

 

4010. Bölüm

Hediye Çeşitleri

 

21204.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Hediye üç çeşittir: Telafi eden hediye, rüşvet ve dalkavukluk hediyesi ve aziz ve celil olan Allah için hediye.”[34]

21205.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hediye üç çeşittir: Telafi etme hediyesi, rüşvet ve dalkavukluk hediyesi ve aziz ve celil olan Allah için hediye.” [35]

 

4011. Bölüm

En İyi Hediye

 

21206.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “En iyi hediye veya en iyi bağış kulun işittiği daha sonra öğrendiği daha sonra da başkalarına öğrettiği hikmetli sözdür.”[36]

21207.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Müslümanın kardeşine verdiği en iyi hediye, Allah’ın kendisiyle hidayetini artırdığı ve onu helak olmaktan kurtardığı hikmet dolu sözdür.”[37]

21208.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Müslümanın kardeşine verdiği en iyi hediye, Allah-u Teala’nın kendisiyle hidayetini arttırdığı veya helak ve yok olmaktan koruduğu hikmet dolu sözdür.”[38]

21209.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İşittiğin hikmet dolu söz, ne de güzel bir bağış ve nede güzel bir hediyedir!”[39]

21210.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Öğüt ne de güzel bir hediyedir.”[40]

21211.  Cebrail (a.s) Peygamber’e (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey Allah’ın Resulü! Allah Tebareke ve Teala beni daha önce hiç kimseye vermediği bir hediyeyle sana doğru göndermiştir.”Resulullah şöyle buyurdu: “Ben şöyle dedim: “O nedir?” Cebrail şöyle buyurdu: “Sabır ve ondan daha iyisi.”Ben şöyle dedim: “O diğeri nedir?” Cebrail şöyle buyurdu: “Mutluluk ve ondan daha iyisi.” Ben şöyle dedim: “O diğeri nedir?” Cebrail şöyle buyurdu: “Zühd ve ondan daha iyisi.”Ben şöyle dedim: “O nedir?” Cebrail şöyle buyurdu: “İhlas ve ondan daha iyisi” Ben, “O nedir?” diye sordum. Cebrail, “yakin ve ondan daha iyisi” diye buyurdu. Ben, “O nedir?” diye sordum. Cebrail, “Basamakları aziz ve celil olan Allah’a tevekkül etmektir.”diye buyurdu. Ben, “Aziz ve celil olan Allah’a tevekkül nedir?” diye sordum.  Cebrail şöyle buyurdu: “Yaratığın ne zarar verebildiğini, ne fayda verebildiğini, ne bir şey verebildiğini, ne bir şeyi engelleyebildiğini, bilmek ve insanlardan ümidini kesmektir…”[41]

bak. el-ayb, 3016. Bölüm

 

4012. Bölüm

Bağışı Geri Almak

 

21212.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Bağışladığı şeyi geri alan kimse kustuğunu yutan kimse gibidir.”[42]

21213.  Resulullah (s.a.a) Müslüman savaşçılarından birine Allah yolunda cihat etmesi için at bağışlayan ve sonra da onu ucuz bir fiyata satacağı düşüncesiyle ondan geri almak isteyen Ömer b. Hattab’a şöyle buyurmuştur: “Onu alma, verdiğin sadakanın bir dirhemini bile sana verecek olsa dahi geri alma. Zira sadakasını geri alan kimse, kustuğunu yiyen kimse gibidir.”[43]

21214.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim sadaka verir de o sadaka kendisine geri çevirilirse, onu ne satsın, ne de kendisi istifade etsin. Çünkü o mal ortağı olmayan bir mal olacak kadar verilmiş şeylerdendir. Zira o sadaka hakikatte azad edilmiş bir köle gibidir. Onu azad ettikten sonra artık onu alması, onu köle edinmesi ve onu geri çevirmesi doğru değildir.”[44]

21215.  İmam Sadık (a.s) fakire vermek için kapının önüne çıktığında fakirin gittiğini gören kimse hakkında şöyle buyurmuştur: “Onu başka bir fakire vermeli ve (o malı)  malına geri çevirmemelidir.”“ [45]

bak. Vesail'uş Şia, 13/337-341, 5-9. Bölümler

 

4013. Bölüm

Hediye Vermenin Adabı

 

21216.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Seni ziyaret etmeyen kimseyi ziyaret et ve sana hediye vermeyen kismeye hediye ver.”[46]

bak. el-İhsan, 866. Bölüm, el-Hayr, 1170. Bölüm; el-Hulk, 1102. Bölüm; en-Nübüvvet, 3831. Bölüm; el-Mukafat, 3505. Bölüm; er-Rahim, 1466. Bölüm; el-İnsaf, 3876. Bölüm

 

4014. Bölüm

Mübarek Mekanlara Hediye Vermek

 

21217.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Eğer iki akan nehir altın ve gümüşüm de olsa Ka’be’ye en küçük bir şey hediye etmem. Çünkü bu hacılara nasip olmaktadır, fakirlere değil.”[47]

21218.  Yasin şöyle diyor: “İmam Bakır’ın (a.s) şöyle buyurduğunu işittim: “Bir grup Mısır’dan geldiler, bu esnada onlardan biri vefat etti, ama ölmeden önce bir şahsa malından bin dirhemi Ka’be’ye takdim etmesini vasiyet etti. O şahıs Mekke’ye girdiğinde o parayı kime vereceği hakkında araştırmada bulundu. Ona Beni Şeybe’yi tanıttılar. O şahıs Beni Şeybe’nin yanına gitti, konuyu ona söyledi, beni Şeybe şöyle dedi: “Sen görevini yerine getirdin, dirhemleri bize ver.”O şahıs kalktı, insanlardan soruşturdu, ona Ebu Cafer Muhammed b. Ali’yi (a.s) gösterdiler.”İmam Bakır (a.s) şöyle buyurdu: “O şahıs yanıma geldi, o dirhemlerin teklifini bana sordu. Ben de ona şöyle dedim: “Ka’be’nin böyle şeylere ihtiyacı yoktur. Bu evi ziyarete gelen ve yolda kalan veya harçlığı biten veya devesini kaybeden veya ailesinin yanına dönecek bir şeyi olmayan kimseyi bul. O dirhemleri sana bu zikrettiğim kimselere ver.”O şahıs Ebu Şeybe’nin yanına geri döndü. Ebu Cafer’in (a.s) sözünü onlara bildirdi. Beni Şeybe şöyle dedi: “O şahıs sapık ve bid’at ehlidir, bilgisi yoktur. Onun sözlerine kulak vermemek gerekir. Bu evin ve falan falan şeylerin hakkı için sana ant içiriyoruz ki bu sözlerimizi ona bildir.”O şahıs şöyle diyor: “Ebu Cafer’in (a.s) yanına döndüm ve şöyle dedim: “Ben Beni Şeybe’yi görmeye gittim, sizin sözlerinizi onlara ilettim. Ama sizin şöyle şöyle olduğunuzu, birşey bilmediğinizi söyledi. Sonra da bana Allah’a ant içirerek söyledikleri şeyleri sizlere ulaştırmamı isted.” İmam Bakır (a.s) şöyle buyurdu: “Ben de sana onların ant içirdiği şeye ant içiriyorum ki onların yanına gidip şöyle de: “Ben şu kadar biliyorum ki eğer müslümanların işinden bir işin idareciliğini üstlenecek olursam, onların (Beni Şeybe’nin) ellerini keserim, Ka’be’nin perdelerine asarım, kendilerini bir platformun üstüne çıkarırım. Sonra da bir münadiye söyle nida etmesini emrederim: “Bilin ki bunlar, Allah’ın (malının) hırsızlarıdır, onları tanıyınız.”[48]

bak. el-Bihar, 99/66. Bölüm; 6. Bölüm, İlel'uş Şerai, 408, 147. Bölüm

 



534. Konu

 

el-Herem

İhtiyarlık

 

 

 

 

 

 

 


bak.

F 255. Konu, eş-Şibab; 283. Konu, eş-Şeyb

 



 

 

4015. Bölüm

İhtiyarlık

 

21219.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İnsanoğlu düz durmuştur. Doksan dokuz ölüm sebebi yanına dizilmiştir. Bu ölüm sebepleri ona isabet etmediği taktirde yaşlılık çağına ulaşır.”[49]

21220.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Uzun hayatın ürünü hastalık ve yaşlılıktır.”[50]

21221.  İmam Ali (a.s), nimetlerin çeşitlerini hatırlama konusunda şöyle buyurmuştur: “Sizlere müddetini gizle­diği ömürler tayin ve takdir etmiştir. Sizden önce gelip geçenlerin yaşayıp ömür sürdükleri alanlarda, ölüm ke­mendi boğazlarına atılıp yok edilmeden önce mühlet bulup yaşadıkları mekanlarda sizler için ibretler bırak­mıştır. Ölüm onları muratlarına erişmeden sürüp gö­türdü. Ecelleri dağıtıp perişan etti. Onlar bedenleri sağ salimken, gençlik fırsatı ellerindeyken ibret almamış­lardı. Acaba gençliklerinin en güzel çağlarını yaşayan­lar ihtiyarlıklarının düşkünlüğünü; afiyet içinde yaşayan­lar hastalık zamanını mı beklerler?” [51]

21222.  İmam Ali (a.s), cennetin sıfatı hakkında şöyle buyurmuştur: “Orada birbirinden üstün dereceler, birbirinden ayrı, durulacak menziller vardır. Ne nimetleri biter tükenir, ne de halkı başka yere göçer. Orada ebedi kalan yaşlanmaz.”[52]

 

4016. Bölüm

Yaşlılık Zamanında Gençleşen Şey

 

21223.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İnsan yaşlandığı halde onda iki şey gençleşir: İhtiras ve arzu.”[53]

21224.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İnsanoğlu yaşlandıkça onda iki şey gençleşir: Mal servet ihtirası ve yaşama hırsı.”[54]

bak. Eş-Şeyb, 2145. Bölüm; 9920. Hadis

 

4017. Bölüm

Yaşlılığa Sebep Olan Şeyler

 

21225.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hüzün yaşlılığın yarısıdır.”[55]

21226.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hüzün iki yaşlılıktan biridir.”[56]

21227.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hüzün bedeni eritir.”[57]

21228.  İmam Ali (a.s), Şıkşıkiye hutbesinde şöyle buyurmuştur: “Başladım düşünmeye; kesilmiş elimle atağa mı geçeyim, yoksa kapkaranlık körlüğe sabır mı edeyim? Öyle bir karanlık ve körlük ki bu, büyüğü tamamıyla yıpratır, küçüğü tümüyle ihtiyarlatır, mümin kimse de Rabbine ulaşıncaya dek bu karanlık körlükte zahmetten zahmete düşer.”[58]

21229.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah da onlara elçiler gönderdi ve insanlardan fıtri sözlerini tutmalarını istemek, üstlerinde yüksekçe bir tavan, altlarında serilmiş bir döşek ihya eden bir rızık, öldüren zaman ve ihtiyarlatan  zorluklar. Bu kudret ayetlerindendir.” [59]

21230.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Dört şey erken yaşlılığa sebep olur: “Kurutulmuş et yemek, nemli yere oturmak, merdivenlerden yukarı çıkmak ve yaşlı kadınlarla cimada bulunmak.”[60]

bak. 110. Konu, el-Huzn

 



535. Konu

 

el-Helak

Helak-Yok Olmak

 

 

 

F Bihar, 70/5, 41. Bölüm; el-Münciyyat ve’l-Muhlikat

 

 

 

 


bak.

F 425. Konu, el-Felah; 508. Konu, en-Necat; 314. Konu, ez-Zalalet

 



 

4018. Bölüm

Helak Olma Sebepleri (1)

Kur'an :

“Rabbin kasabaların halkına, onlara ayetlerimizi okuyacak bir peygamber göndermedikçe onları yok etmiş değildir. Zaten biz yalnız, halkı zalim olan kasabaları yok etmişizdir.”[61]

“Onlardan önce nice nesilleri yok ettiğimizi görmediler mi? Onları, sizi yerleştirmediğimiz bir şekilde yeryüzüne yerleştirmiş, gökten bol yağmur yağdırmış, altlarından ırmaklar akıtmıştık. Fakat onları günahlarından ötürü yok ettik ve artlarından başka bir nesil yetiştirdik.”[62]

“Sonra biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik, kendilerini ve dilediklerimizi kurtardık; aşırı gidenleri ise yok ettik.”[63]

bak. Yunus, 13. Hac, 45, Enfal, 54, Kehf, 59, Şuara, 139, Duhan, 37, İbrahim, 13

21231.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Helak edici şeyler şunlardır: İtaat edilen cimrilik, tabi olunan heva ve heves ve insanın kendisini beğenmesi.”[64]

21232.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Üç şey helak edicidir: Kadınlara itaat etmek, gazaba boyun etmek ve şehvete tabi olmak.”[65]

21233.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hak kılıfı giydirilmiş bidatler Allah’ın koruduğu kimseden başkasını helak edicidir.”[66]

21234.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hasadet, yalan ve kini terk et. Bu üçü dini lekeler ve insanı helak olmaya sürükler.”[67]

21235.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “İki şey helak edicidir: Kendi görüşün esasınca insanlara fetva vermen veya bilmeden bir şeye tabi olman.”[68]

21236.  İmam Sadık (a.s) Abdurrahmam Haccac’a şöyle buyurmuştur: “Şu iki işten sakın. Şüphesiz helak olan bu iki işle helak olmuştur: Kendi görüşünle insanlara fetva vermekten veya bilmeden bir şeye tabi olmaktan.[69]

21237.  İmam Sadık (a.s) Mufazzal b. Yeviz’e şöyle buyurmuştur: “Seni iki işten sakındırıyorum ki insanlar bu iki şey sebebiyle helak olmuşlardır: Batıl yere (sözde) Allah’a itaat etmenden ve bilmeyerek halka fetva vermendir.”[70]

21238.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Gerçekten de dirhem ve dinar sizden öncekileri helak etmiştir ve bu ikisi sizleri de helak edecektir.”[71]

21239.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanlar farklı oldukları müddetçe hayır üzeredirler ve eşit olduklarında ise helak olmuşlardır.”[72]

21240.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bedenin hizmeti mutluluk, istek ve mal hususunda istediklerini ona vermendir ve bu da ruhun helak olma sebebidir.”[73]

21241.  İmam Hasan (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanların helak olması üç şeydedir: Tekebbür, hırs ve haset. Zira tekebbür dinin yok olmasına sebep olur ve bu haslet sebebiyle iblis lanetlenmiştir. Hırs ise ruhun rüşmanıdır ve bu haslet sebebiyle Adem cennetten kovulmuştur. Haset etmek de kötülüğe kılavuzluk eder ve bu sebeple Kabil Habil’i öldürmüştür.”[74]

21242.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah altı grubu altı haslet sebebiyle helak eder: Yöneticileri zulümleri sebebiyle, Arapları taassupları sebebiyle, çiftçileri kibir sebebiyle, tacirleri hıyanet sebebiyle, köylüleri cehalet sebebiyle ve fakihleri de hesadet sebebiyle.”[75]

21243.  İmam Sadık (a.s), Abdullah b. Cündeb’e yaptığı tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: “Ey İbn-i Cündeb! Ameline güvenen kimse helak olur, günahlar hususunda korkusuz olup Allah’ın rahmetini ümit eden kimse ise kurtuluşa ermez.”O, (Abdullah b. Cündeb şöyle diyor: “Ben şöyle arzettim: “O halde kim kurtuluşa erer. İmam Sadık şöyle buyurmuştur: “Korku ve ümit arasında yaşayanlar kurtuluşa erer. Bunların kalpleri cennet şevki ve azap korkusuyla adeta bir kuşun pençesinde gibidir.”[76]

21244.  İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim Allah hakkında konuşursa helak olur. Herkim riyaset düşkünü olursa helak olur ve kendini beğenmeye düçar olursa helak olur.”[77]

21245.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah ancak fakir kardeşlerinin haklarına itina etmeyen ümmete azap etmiştir.”[78]

21246.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ümmetimin helak olması üç şeydedir: Asabiyette, kabile bağnazlığı (milliyetçilik), kaderiye mezhebi (ne tabi olmada) ve muteber olmayan temelsiz rivayetlerde.”[79]

21247.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Sanıyorum Ebu Ubeyde’nin Bahreyn’den bir şey getirdiğini işitmişsiniz. Müjdeler olsun size ve sizi bekleyen mutlu geleceğe! Ümitli olun. Zira Allah’a yemin olsun ki ben sizin hakkınızda fakirlikten korkmuyorum. Benim sizler hakkındaki korkum dünyanın sizden öncekilerin yüzüne açıldığı gibi sizin yüzünüze de açılması ve onlar gibi dünya hakkında birbirinizle yarışmanız ve neticedede dünyanın sizi onlar gibi helaka sürüklemesidir.”[80]

21248.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Bu ümmet başlangıçta züht ve yakin sebebiyle düzeldi. Sonunda ise cimrilik ve arzu sebebiyle helak olacaktır.”[81]

21249.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Acizlik helak olmaya sebep olur.”[82]

21250.  İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: “Üç şey helak edicidir: Ahdi bozmak, sünneti terk etmek ve  cemaatten ayrılmak.”[83]

21251.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Tamah bineğiyle yola çıkmaktan sakın! Çünkü o, seni süratle helak suyunun başına götürür.”[84]

21252.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sizden öncekiler, ancak uzun-uzak emellere kapılmaları, ecellerinden gafil ol­maları yüzünden helak oldular.”[85]

21253.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sizden önce helak olanlar gerçekte günahlara düştükleri halde alimleri kendilerini sakındırmadıkları için helak olmuşlardır.”[86]

21254.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sizden öncekiler helak oldular. Onlar rüşvet vererek elde etmek için insanları haklarından mahrum kıldılar. İnsanları batıl yola sürüklediler, onlar da peşleri sıra gittiler.”[87]

21255.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz bilirsiniz, namuslar, kanlar, ganimetler ve hükümler hususunda velayet sahibi olanların ve Müslümanlara önderlik edenlerin cimri olması doğru değildir... Sünneti terk eden de olmamalıdırlar; aksi taktirde ümmeti helake sürüklerler.”(Bunların hiç birisi Müslümanların önderi ve lideri olmaya layık değildir. )” [88]

21256.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Nebinizin Ehl-i Beyt'ine bakın, yollarına uyun, izlerini takip edin. Sizi asla doğru yoldan çıkarmazlar, sapıklığa itmezler. Durduklarında durun, hareket ettiklerinde hareket edin. Onlardan öne geçmeyin ki dalalete düşersiniz ve onlardan geri kalmayın ki helak olursunuz.”[89]

21257.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kılavuzun sapık oluşu yolu arayan kimsenin helak oluş sebebidir.”[90]

21258.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En helak edici şey sapıklığın devam etmesidir.”[91]

21259.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Birisinin, “Bütün insanlar helak olmuştur” diye söylediğini işittiğinizde (bilinki), kendisi herkesten daha çok helak olmuştur.”[92]

bak. el-: Ucub, 2516. Bölüm; er-Riase, 1394. Bölüm; er-Rahmet, 1457. Bölüm; el-Mal, 3753. Bölüm

 

4019. Bölüm

Helak Olma Sebepleri (2)

 

Kur'an :

“De ki: “Allah’ın azabı size ansızın veya açıkça gelirse, zalimlerden başkası mı yok olur, bana bildirin?” [93]

“Peygamberlerden azim sahibi olanların sabrettiği gibi sen de sabret; küfredenler için acele etme; onlar, kendilerine söz verileni gördükleri gün dünyada sadece gündüzün bir müddeti eğlendiklerini sanırlar. Bu bir bildiridir; yoldan çıkmış olanlardan başkası mı yok edilir?” [94]

21260.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kendi ölçüsünü bilmeyen kimse helak olmuştur.”[95]

21261.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kendi işini düzenlemeyen kimse helak olmuştur.”[96]

21262.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Heva ve hevesin saptırdığı ve şeytanın körlük yoluna süreklediği kimse helak olmuştur.”[97]

21263.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kendinden razı olan ve nefsinin kandırıcı vesveselerine itimat eden kimse helak olmuştur.”[98]

21264.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Yakıni şekke, hakkı batıla ve ahireti dünyaya değişen kimse helak olmuştur.”[99]

21265.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Dünyaya güvenen dinini dünyaya mehir kılan ve neticede de dünyanın döndüğü her yere kendisi de dönen kimse helak olmuşur. O dünyayı kendisine hedef ve mabud edinmiştir.”[100]

21266.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “(Haksız yere) iddia da bulunan kimse helak olmuştur ve yalan söyleyen kimse mutsuz olmuştur.”[101]

21267.  İmam Zeyn’ül-Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kendisine kılavuzluk eden bir hekimi (hikmet sahibi) olmayan kimse helak olmuştur ve kendisini savunan bir ahmakı olmayan kimse horluğa düşer.”[102]

21268.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey Kumeyl! Mal biriktirenler, diri oldukları halde helak olmuşlardır. Ama ulema, zaman (dünya) baki kaldıkça bakidirler.”[103]

21269.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kadrini ve değerini bilmeyen kimse helak olur.”[104]

21270.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Benim yolumda iki grup helak olur: Aşırı giden dost ve kin besleyen düşman.”[105]

21271.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hakkın karşısında duran helak olur.”[106]

21272.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kendi başına buyruk hareket eden, helak olur.”[107]

21273.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Herkim dünya ve ahiretinin yok olmasına boyun eğerse, dünya ve ahirette helak olur.”[108]

21274.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Toprak imar olmadan vergi isteyen kimse ülkeyi harap ve halkı helak eder. Böylesinin işi, pek az devam eder.”[109]

21275.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sabrın kurtaramadığı kimseyi, sabırsızlık helak eder.”[110]

21276.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bu yüzden, kim kendisini başkalarıyla oyalarsa karanlıklarda şaşkın şaşkın dolaşır, belalar içerisinde kaybolur gider.”[111]

21277.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın azametini aklınla ölçmeye kalkışma, sonra helak olanlardan olursun.”[112]

21278.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah Peygamberi emri yürürlükte olan, konuşan bir ki­tapla yol gösterici olarak gönderdi. O, ancak helak ola­cak kimseyi helak eder.”[113]

21279.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sizleri öyle bir açık yola koydum ki onda sadece helak ehli olanlar helak olurlar.”[114]

21280.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Size yönelen fitne ateşine dalmayın, yollarından uzaklaşın, ona varacak yola girmekten sakının.”[115]

 

4020. Bölüm

Kendini Yok Etmeye AtmanınHaram Oluşu

 

Kur’an:

“Allah yolunda infak edin. Kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. İhsan edin zira Allah ihsan edenleri şüphesiz sever.[116]

21281.  İmam Rıza (a.s), kendisini veli ahtlığını kabul etmeye zorladığında, “Seni sürekli bana karşı hoşlanmadığım tavırlar sergiliyor, kendini benim gazabımdan güvende biliyorsun. Allah’a yemin olsun ki eğer veli ahtlığı kabul etmezsen, seni kabul etmeye zorlarım. Eğer yine kabul etmezsen boynunu vururum” diyen Memun’a şöyle buyurdu: “Aziz ve celil olan Allah beni kendi elimle helak etmekten sakındırmıştır. Böyle olduğuna göre artık bana istediğin şeyi yap ve ben hiçkimseyi azledip tayin etmemek şartıyla veli ahtlığı kabul ediyorum.”[117]

21282.  İmam Rıza (a.s), kendisine, “Neden dünya hakkında züht izharında bulunduğun halde veliahtlığı kabul ettin?” diye soran İbn-i Selt’e şöyle buyurmuştur: “Allah da biliyor ki ben de bu işi hoş görmüyorum. Ama veliahtlığı kabul etmek ile öldürülmek arasında serbest bırakıldığım için onu kabul etmeyi öldürülmeye tercih ettim...”[118]

21283.  İmam Rıza (a.s), veliahtlığı kabul ettiği zaman şöyle buyurmuştur: “Allah’ım! Sen beni, kendi elimle kendimi ölüme atmaktan nehy etmişsin. O, beni zorlamış ve mecbur etmiştir. Eğer onun veliahtlığını kabul etmezsem Abdullah Memun tarafından ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalacağım. Yusuf ve Danyal’ın mecbur olarak zamanlarındaki tağutların hükümetine girmek zorunda kalmaları gibi, ben de bu işi kabullenmeye mecbur edildim.”[119]

21284.  İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Eğer bir kimse varını, yoğunu Allah’ın yollarından bir yolda infak ederse doğru bir iş yapmamıştır. Allah-u Teala da şöyle buyurmamış mıdır: “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın ve iyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik sahiplerini sever” Yani orta yolu tutturanları” [120]

21285.  Eslem Ebu İmran şöyle diyor: “Biz Kostantiniye’de iken Mısır ordusunun komutanı Ukbe b. Amir, Şam ordusunun komutanı ise Fezale b. Ubeyd idi. Rum ordusundan büyük bir saf dışarı çıktı ve biz de onlar karşısında sıraya dizildik. Bu esnada Müslüman askerlerden biri Rum askerlerine saldırdı, kendisini onların kalbine attı. Müslümanlar feryat ederek şöyle dediler: “Sübhanallah! Kendi eliyle kendini helak etti.”Resulullah’ın sahabisi olan Ebu Eyyub ayağa kalkıp şöyle dedi: “Ey insanlar! Sizler bu ayeti nasıl da tevil ediyorsunuz. Oysa bu ayet biz Ensar cemaati hakkında nazil olmuştur. Zira Allah dinine güç verip dostlarını çoğaltınca bizden bir grubu Resululullah’tan (s.a.a) gizlice diğer bir grubuna şöyle dedi: “Mal ve mülkümüz ortadan gitti, oysa Allah İslam’a kudret verdi ve dostlarını arttırdı. O halde mal ve mülkümüze yönelmek ve kaybettiğimiz şeyleri telafi etmek daha iyidir.”Bu esnada Allah dediklerimize cevap olarak bu ayeti Peygamberine nazil buyurdu: “Allah yolunda infak ediniz, kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayınız.”Böylece helak olmaktan maksat, mala yönelmek, mülkünü bayındır kılmak ve savaşı terk etmemizdi.”[121]

21286.  İmam Ali (a.s), oğlu Hasan’a (a.s) yaptığı tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: “Ey oğulcağızım! Şunu bil ki... Sen, korkan kimsenin kurtulamaya­cağı ölümün avısın... Seni helak etmesinden kork; günah bir işle uğraşıp tevbe ederim ümidinde iken ölümün tevbe ile arana girmesinden ve kendini böylece helak etmekten sakın.”[122]

 



536. Konu

 

el-Himmet

Himmet-Gayret

 

 

 

 

 

 

 

 


bak.

F ed-Dua, 1199. Bölüm; ed-Dünya, 1243. Bölüm

 



 

 

4020. Bölüm

Himmeti Yüce Olmak

 

21287.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Himmetlerin en iyisi, en yüce olanıdır.”[123]

21288.  İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hiç bir şerafet ve övünç yüce himmet gibi değildir.”[124]

21289.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hasletlerin en güzeli, himmetlerin yüceliğidir.”[125]

21290.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şerafet himmetlerin yüceliği iledir, çürümüş kemiklerle değil.”[126]

21291.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim himmetle merdivenlerden yukarı çıkarsa milletler onu yüce tutar.”[127]

21292.  İmam Zeyn’ul Abidin (a.s), bir duasında şöyle buyurmuştur: “Bizleri ruhlarını yüceliğe doğru hızlandırdığın ve himmetlerini insanlar arasında izzet aramaktan alıkoyduğun kimselerden kalpleri nimet bahçelerine ininceye kadar sürekli şaşkınlık içinde uçup duran kimselerden kıl.” [128]

21293.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bir şeyi talep ederken, yüce himmetli ol.”[129]

21294.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah-u Teala yüce ve şerafetli şeyleri sever, aşağılık ve hor şeylerden hoşlanmaz.”[130]

21295.  İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah rahmet etsin, Ebu Zer aziz ve celil olan Allah’ın korkusundan o kadar ağladı ki göz hastalığına düçar oldu. Ona şöyle denildi: “Ey Ebuzer! Kendin için, Allah’ın gözlerine şifa vermesi için dua etmen iyi olur.”Ebu Zer şöyle dedi: “Ben bu işi o kadar önemsemiyorum.”Şöyle dediler: “Hangi şey seni bundan gafil kılmıştır.”O şöyle buyurdu: “İki büyük şey: cennet ve cehennem” [131]

21296.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hal/durum açısından insanların en darı, şehveti çoğalan, himmeti büyüyen, masrafı artan ve geliri az olan kimsedir.”[132]

21297.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kalbi hüzün ile dolan kimse himmeti yüce, mürüvveti çok ve malı az olan kimsedir.”[133]

21298.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Himmet hususunda orta yollu ol ki, senin sürçmeni takip eden kimseden güvende kalasın.”[134]

 

4022. Bölüm

Himmetin Şerafetteki Rolü

 

21299.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanın değeri himmeti iledir, serveti ile değil.”[135]

21300.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanın değeri himmeti miktarıncadır.”[136]

21301.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kimin himmeti yüce olursa değeri de yüce olur.”[137]

21302.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanı hiç bir şey himmeti kadar yüceltmez ve onu hiç bir şey şehveti kadar alçaltmaz.”[138]

 

4023. Bölüm

Önem Verilmesi Gereken Şey

 

21303.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Himmetini ahiretine özgü kıl, hüznünü nefsine ayır. Nice hüzünlü insan vardır ki hüznü onu ebedi sevince boğar. Nice hüzünlü kimse emeline ulaşır.”[139]

21304.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Tüm gayretini ve himmetini mutsuzluk ve ceza yerinden kurtuluş ile bela ve azap makamından kurtuluşta karar kıl.”[140]

21305.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Himmet ve çabanı ahiretine özgü kıl.”[141]

21306.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bütün gayretiyle dünyada yüce makamlara erişen mağrur kimse, ahiretten en küçük bir nasip elde eden kimse gibi değildir.”[142]

21307.  Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey insanlar! Mükellef olduğunuz ahireti bayındır kılmaya yöneliniz... Himmetinizi Allah’a itaata yakınlaşmaya harcayınız.”[143]

21308.  Allah-u Teala’nın Musa ile yaptığı münacaatta şöyle yer almıştır: “Nasıl olur da himmetin benim nezdimde olan şeye yönelik olmaz. Oysa ki şüphesiz bana geri dönmektesin.”[144]

21309.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Himmetin ölümden sonraki alem için olsun.”[145]

21310.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kimin himmeti münezzeh olan Allah nezdindeki şeyler için olmazsa arzularına ulaşamaz.”[146]

bak. el-Ahiret, 32. Bölüm

 

4024. Bölüm

Himmetinin Doruğuna Ulaşan Kimse

Kur'an :

“Bizim uğrumuzda cihat edenleri elbette yollarımıza eriştireceğiz. Allah şüphesiz, iyi davrananlarla berâberdir.”[147]

21311.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kimin fikir gözünü geceler uyanık tutarsa himmetinin zirvesine ulaşır.”[148]

21312.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim tüm gücünü kullanırsa, isteğinin zirvesine ulaşır.”[149]

21313.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Tüm himmeti ahiret için olan kimse hayırdan arzularının nihayetine erişmiştir.”[150]

 

4025. Bölüm

Himmetlerin En Yücesi

 

21314.  İmam Seccad (a.s) bir duasında şöyle buyurmuştur: “Allahım! Senden şahadetin en adil olanını, ibadetin en neşatlı olanını… ve himmetlerin en yüce olanını dilerim.”[151]

21315.  İmam Zeyn’ül-Abidin (a.s), hakeza bir duasında şöyle buyurmuştur: “Himmetim tümüyle sana yöneliktir ve rağbetim sadece sanadır, sen benim muradımsın, başkası değil. Uykusuzluğum ve gece (ibadet için) ayakta duruşum senin içindir, senden başkası için değil.”[152]

21316.  İmam Zeyn’ül-Abidin (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: “Bana ruhani bir beden, semavi bir kalp, sana bağlanmış bir himmet ve muhabbetinde sadık bir yakin bağışla.”[153]

21317.  İmam Zeyn’ül-Abidin (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: “Ey arifleri münacatının uzunluğuyla (veya güzel kokusuyla) menus kılan ve (kendisinden) korkanlara velayet ve dostluk elbisesini giydiren! Himmeti senden başkasına yönelen kimse ne zaman sevinebilir ve azmi ve iradesi senden başkasını dileyen kimse ne zaman rahatlığa erişebilir?!” [154]

21318.  İmam Zeyn’ül-Abidin (a.s), hakeza şöyle buyurmuştur: “Arzu beni sana doğru sürdü! Ey ihtiyaçsız ve güçlü mabudum! Himmetim sana vakfoldu ve senin yanındaki şeylere rağbetim çoğaldı.”[155]

21319.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Himmetlerin en yücesi sözleşmelerine bağlı kalmaktır (veya başkalarının hak ve saygınlığını gözetmektir).”[156]

21320.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Himmetlerin en güzeli ahde vefa göstermektir.”[157]

 

4026. Bölüm

Yüce Himmetli Olmanın Sonuçları

 

21321.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hilim ve vakar himmetin yüceliğinden doğan ikizlerdir.”[158]

21322.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Yücelik, himmet yüceliğinin neticesidir.”[159]

21323.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Himmetlerin en yücesi kereme en yakın olanıdır.”[160]

21324.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Güzel amel, yüce himmetten haber verir.”[161]

21325.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanların elinde olan şeylerden sakınmak izzet ve himmet büyüklüğüdür.”[162]

21326.  İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanların elinde olanlardan ümidini kesme, izzetini, yüce himmetle elde et.”[163]

21327.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kanaata bağlılık himmetin yüceliğindendir.”[164]

21328.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İhsan etmek himmetin yüceliğindendir.”[165]

21329.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Üzüntüler himmetler ve istekler miktarıncadır.”[166]

21330.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanın hüzünleri himmeti miktarıncadır.”[167]

21331.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hüzünler himmetler miktarıncadır.”[168]

21332.  İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “(Çirikinliklerden) utanç, himmet miktarıncadır.”[169]